11. Hukuk Dairesi 2009/9174 E. , 2011/8313 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2006/453-2009/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı .... gelip, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, tem…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9174 E. , 2011/8313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2006/453-2009/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı .... gelip, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ‘SA’ ve ‘SABANCI’ ibareli tescilli ve tescilsiz markaların sahibi olduğunu, bir çok markasının tanınmış seviyede bulunduğunu, davalının piyasaya sunduğu kitapta ad olarak ‘KURBAN SA’ ibaresi ile diğer tanıtım materyallerinde müvekkili işyerinin görüntüsünü kullandığını, izin almadığını ileri sürerek, marka haklarına tecavüz ile haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 556 sayılı KHK.nin 66/c maddesi uyarınca şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın tahsiline ve diğer fer’i taleplerinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kitabın özellikle Özdemir Sabancı suikastı ile merhum Sakıp Sabancı’yı konu edinen kurgu roman niteliğinde bulunduğunu, yazarı ve yayıncısının belli olduğunu, kişileri ve davacıyı kötüleyen bir açıklama içermediğini, markaya tecavüz ile haksız rekabetin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.