T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1063 KARAR NO : 2026/69 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/1481 Esas - 2023/164 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2023 tarih 202…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1063 KARAR NO : 2026/69 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/1481 Esas - 2023/164 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2023 tarih 2021/1481 Esas 2023/164 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından, müvekkili aleyhine 03.10.2018 tanzim tarihli, 22.10.2018 vade tarihli 35.470,00 TL'lik senet yönünden Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2019/1653 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak bu takibin yersiz olduğunu, icra takibine konu edilen senet üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, müvekkilinin ödeme yapmak zorunda kalması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava konusu icra takibinin üç yıl önce başlatıldığını, davacının bu zamana kadar takibe itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, davacının aracına ve taşınmazına haciz işlemleri uygulandığını, davacının müvekkili şirkete olan borcunu ödememek ve müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla eldeki davayı açtığını, hakkın kötüye kullanılması durumunu hukuk düzeninin korumadığını, müvekkilinin alacağının bonoya dayalı olduğunu, temel borç ilişkisinden mücerret olduğunu, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını savunarak davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu 03.10.2018 tanzim tarihli, 22.10.2018 vade tarihli 35.470,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 19.12.2022 tarihli raporda, inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığı, söz konusu imzaların davacı ...'nun eli ürünü olduğu yönünde kanaat bildirildiği, davacı tarafın imza inkarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeter derecede olmadığını, davaya konu senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, güzel sanatlar akademisinden, adli tıp meclisinden veya polis enstitüsünden seçilecek grafoloji konusunda özel ihtisası olan bilirkişiler vasıtasıyla senetteki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiğini, mahkemece davanın esasını etkileyecek olan delillerin toplanmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca imza inkârı nedeniyle kambiyo senedinin hükümsüzlüğü iddiasına dayalı menfî tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı şirket tarafından davacı aleyhine Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2019/1653 E. Sayılı dosyasında 35.470,00 TL tutarlı 03.10.2018 tanzim tarihli, 22.10.2018 vade tarihli senet bonoya dayalı olarak 35.470,00 TL asıl alacak, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 146,21 TL protesto gideri, 2.652,96 TL işlemiş faiz, 125,40 TL ihtiyati haciz masrafı, 10,78 TL diğer faiz olmak üzere toplam 39.011,35 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olup, davacı tarafça, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı, davacının davalıya borçlu olmadığı iddia olunmaktadır. İlk derece mahkemesince ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 19.12.2022 tarihli raporda takip konusu bonoda atılı borçlu imzaları ile davacı ...'nun mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların davacı ...'nun eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/01/2026