4. Hukuk Dairesi 2024/4469 E. , 2024/9977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1852 E., 2021/2065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/524 E., 2019/330 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır
**4. Hukuk Dairesi 2024/4469 E. , 2024/9977 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1852 E., 2021/2065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/524 E., 2019/330 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile aynı üniversitede okuduğunu, üniversite yıllarından arkadaşlıklarının olduğunu, müvekkili ile davalının okul hayatından seneler sonra bir araya geldiğini, davalının MS hastası olduğunu söylemesinin müvekkilini etkilediğini, davalıya yardımcı olmaya çalıştığını, müvekkilinin bu tutumundan yararlanmak isteyen davalının, müvekkilinin iş ve aile ziyareti için Adana'ya gideceğini öğrendiğinde kendisine eşlik etmek istediğini söylediğini, yapılan seyahatte müvekkilinin davalı ile ilgilendiğini, bu seyahatten sonra davalının müvekkiline "aşkımız meyvesini verdi" şeklinde mesaj attığını, müvekkili, davalı ve davalının annesi ile birlikte kendisini jinekolog olarak tanıtan bir doktora gittiklerini, doktorun davalının hamile olduğunu söylediğini, müvekkilinin bu duruma inanmadığını, bunun üzerine davalı ve annesinin müvekkillini "Eşine söyleyeceğiz, tüm çevrene bu durumları anlatacağız, seni eşinden ayıracağız, rezil edeceğiz" diyerek tehdit etmeye başladıklarını, müvekkilinin asılsız iddialar ile maddi fayda sağlamaya çalışan davalı ve annesinin yaptığı tacizlere dayanamayarak Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, davalı hakkında kamu dava açıldığını, müvekkilinin davalı ve annesine 7.000,00 TL borç para verdiğini, yaşanan tehdit olayından sonra verilen borcu geri istediğini, ancak davalının parayı ödemediğini, davalı ve annesinin müvekkilinin eşinin telefonunu bularak aradıklarını, davalının müvekkilinden hamile olduğunu söylediklerini, bu nedenle müvekkilinin eşi ile boşanma aşamasına geldiğini, davalının asılsız iddiaları yüzünden müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, evliliğinin bitme noktasına geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden alınan 7.000,00 TL bedel ile birlikte 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan yasal faiziyle birlikte alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının 22 yıl önce aynı üniversitede okuduklarını, davacının müvekkilinin telefonunu bularak kendisiyle görüşmek istediğini, görüşmelerinde davacının eşiyle ayrı yaşadığını eşinden boşandığını, müvekilini unutamadığını ısrarla evlenmek istediğini beyan ettiğini, niyetinin ciddi olduğunu söylediğini, müvekkilinin davacıyı annesiyle tanıştırdığını, müvekkilinin ve annesinin güvenini kazanan davacının müvekkilini annesiyle ve kardeşleriyle tanıştırmak için Adana'ya davet ettiğini, davacının kardeşleri ile birlikte müvekkilini Adana'da eğlenceye götürdüğünü, burada müvekkilinin davacının ısrarı ile alkol aldığını, daha sonra davacının annesinin evinde müvekkili ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini, davacının nasıl olsa evleneceğiz diyerek müvekkilini teskin ettiğini, İstanbul'a döndükten sonra müvekkilinin annesinin olmadığı bir gün evine gelen davacının müvekkilinin karşı koymasına rağmen zorla cinsel ilişkiye girdiğini, daha sonra müvekkilinin davacı ile birlikte doktora gittiklerini, doktorun "Ben bir kitle hissediyorum sağlıklı karar vermek için 10-15 gün sonra gelin" dediğini, sonrasında davacının müvekkiline karşı tutumunun değiştiğini, davacının müvekkilini kandırarak Adana'ya götürdüğünü, alkol içirerek ağır hastalığın pençesinde olan müvekkilinin hayatını kararttığını, davacının müvekkilini savcılığa şikayet ettiğini, davacının sürekli müvekkilinin evine gelip gittiği sırada güvenlerini kazanmak için ısrar ederek 7.000,00 TL bıraktığını, davacının bu parayı kendi isteği ve ısrarı ile verdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza dosyasında davalının "aşkımız meyvesini verdi" ve "bu olaydan bu kadar kolay kurtulamazsın" şeklindeki mesajlarının taraflar arasında yaşanan ilişki nedeniyle doktorun hamile olabilirsin uyarısı üzerine gönderildiği, bu nedenle davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, taraflar arasında bir birlikteliğin gerçekleştiği, davacı tarafından kendi rızası ile davalıya 7.000,00 TL verildiği, verilen paranın ödünç ilişkisi içinde verildiğinin dosya kapsamı ile ispatlanamadığı, taraflar arasında gerçekleşen birliktelik nedeniyle hamilelik şüphesi üzerine davacıya davaya konu mesajların atıldığı, davalının davacıyı tehdit ettiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacının kişilik haklarının hukuka aykırı bir şekilde haksız bir saldırıya uğradığının dosya kapsamı ile ispat edilemediğinden manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının borç verme iddiasını usulüne uygun ispat edemediği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve özellikle davacı ve davalının birlikte gittiği jinekolog doktor tanığın beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının doğrudan davacının şahsına yönelik hakaret içerikli ifadeleri bulunmadığı, süreçte yaşanan olayların davacının kişilik haklarını ihlal eder mahiyette olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ve ailesinin davalının eylemleri nedeniyle manevi zarara uğradığını, davalının davacıya hakaret ve tehdit içerikli mesajlar atması sebebiyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığını, bu durumun tanık ifadeleri ile sabit olduğunu, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ceza davasında verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacı tarafından davalıya borç olarak verilen 7.000,00 TL nedeniyle talep edilen maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, söz konusu paranın bağış amacıyla verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; ödünç verildiği iddia edilen paranın geri istenilmesi talebi ile birlikte kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.