8. Ceza Dairesi 2020/19174 E. , 2023/1146 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1170 E. ve 2016/329 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürü…
**8. Ceza Dairesi 2020/19174 E. , 2023/1146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1170 E. ve 2016/329 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.12.2015 tarihli iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği dosya kapsamında bulunan delillere göre suçun oluştuğu ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ... avukatı vasıtasıyla Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe vererek Bilecik Bayırköy de devam eden gölet inşaatının yapımını üstlenen firmanın yetkilisi ve sahibi olduğunu, 08.08.2015 tarihinde Haber 11 adlı internet sitesinde "Bayırköy'de neler oluyor" isimli haber başlığı ile ... tarafından yapılan görüntülü haberde Bilecik'te devam eden gölet inşaatında müteahhit ve Devlet Su İşleri Bölge Müdürünün işbirliği yaparak halk üzerinde baskı kurulmak suretiyle arazi sahiplerine boş kamulaştırma belgelerinin imzalatıldığını, bölge müdürünün müteahitle kol kola gezmesinin vatandaşın kafasında soru işaretleri yarattığını, vatandaşa 10 TL verip o boş kağıda ne yazıldığının sorulduğu, vatandaşın arazisine izinsiz harfiyat döküldüğü gibi iddialarda bulunularak kendisine karşı iftira suçunun işlendiğini, vatandaşın imzaladığı belgelerin kamulaştırma yapılana kadar işin gecikmemesi adına kullanım izni verildiğine dair belgeler olduğu belirtilmiştir. 2. Sanık savunmasında vatandaştan aldığı duyumlar sonunda göletin inşaatın olduğu yere gittiğini, orada yaptığı araştırmada arazi sahiplerine boş kağıtlar imzalatıldığını, tehdit ve baskı ile DSİ yetkilileri, muhtar ve firma çalışanlarının ortak hareket ettiklerini, vatandaşın arazisine harfiyat döküldüğünü jandarmaya şikayetçi olunduğunu bu konuda haber öncesinde kendisine bildirimde bulunan şahısları dinletebileceğini bildirmiştir. 3. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü cevabı yazısında kamulaştırmasız el atma davasına konu edilmiş bir parselin bulunmadığını, arazi sahipleri ile uzlaşılarak kamulaştırma yapıldığını, sadece iki parsel sahibi ile anlaşma sağlanamadığını bildirmiştir. 4. Devlet Su İşleri Bölge müdürü ... haber nedeniyle bir şikayetinin olmadığını, davaya katılmak istemediğini ancak bu gibi haberler nedeniyle projede gecikmeler yaşandığı için "kamu zararı" oluştuğunu belirtmiştir. 5. Mahkemede arazi sahipleri ... ve ... ... dinlenilmiş beyanlarında, inşaat firması yetkililerinin DSİ yetkilileri ile beraber hareket ettiklerini, arazi sahiplerine siz ... göstermeseniz de biz inşaatı yaparız mahkemeye gitseniz de çok düşük bedel alırsınız, biz size daha fazlasını veriyoruz, işi geciktirirseniz tazminat davası açar, yüklü miktarda sizden tazminat alırız gibi beyanlarda bulunduklarını muhtar ve devlet görevlilerin de onları desteklediklerini, bu kağıtlara imza attıktan sonra artık bizden bir şey isteyemezsiniz kamulaştırma bitti deyip kendilerini gönderdiklerini beyan etmişlerdir. 6. Mahkeme suçun unsurlarının bulunmadığı, sanığın ifade hürriyeti kapsamında haber yaptığını belirterek, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fikrası (a) bendi uyarınca beraat kararı vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Ceza Genel Kurulu'nun 2016/64 Esas 2018/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan, diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. Bu kapsamda, basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedeni oluşturan haber verme ve eleştiri hakkı üzerinde de durulmasında yarar bulunmaktadır. Temelini Anayasa'nın 28 ve devamı maddelerinden ... haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin ... ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgisinin ve yararının bulunması, açıklamış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz. Eleştiri övgü olmadığına göre ..., kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Somut olayda, bir kısım arazi malikinin beyanları ile de doğrulanan haber içeriğine göre iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, aksi düşüncenin, ifade özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği anlaşıldığından mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Tebliğnamedeki "sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği" yönündeki görüşe, gerekçede bildirilen nedenlere göre bir isabetsizlik bulunmadığından iştirak olunmamıştır. 3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2016 tarihli ve 2015/1170 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.