11. Ceza Dairesi 2012/1076 E. , 2012/3046 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırcılık-resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı…
**11. Ceza Dairesi 2012/1076 E. , 2012/3046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırcılık-resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 24.07.2006'dan temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalında sekreter olarak çalıştığı sırada kamu kurumu olan Bağkur’dan ilaç almak için ... ve ... adına sahte sağlık kurulu raporları düzenleyerek kamu kurumunu dolandırmak ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle sanık hakkında açılan kamu davasında, sanığın yüklenen suçları işlemediğini savunması, adlarına rapor çıkartılan tanıklar ... ve ...'in de sanığı tanımadıklarını ve devamlı kullandıkları ilaçları topluca alabilmek için köylerinde doktor olarak çalışan ... ve eczacı ...'un yardımlarıyla suça konu raporları aldıklarını, 9 Eylül Üniversitesi Hastanesine hiç gitmediklerini beyan etmeleri, suça konu raporlarda imzaları bulunan 9 Eylül Üniversitesi Hastanesinin doktorları hakkında soruşturmanın tefrik edilerek devam ettiği ve Cumhuriyet savcılığınca evrakların görevsizlik kararıyla Üniversite Rektörlüğüne gönderildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; tanıkların beyanlarında adı geçen doktor ve eczacının bu hususta tanık olarak dinlenmesi, haklarında soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması, suça konu raporların orjinal raporlarla karşılaştırılarak aldatma yeteneğinin değerlendirilmesi, suça konu rapor adlarına düzenlenen kişilerin hastane kayıtlarında adları geçmediği halde rapor kayıt defterinde isimlerinin bulunduğu belirtilmesi de dikkate alınarak anılan defterdeki kayıttaki yazı ve rakkamların kime ait olduğunun saptanması, adlarına rapor düzenlenen kişilerin bu raporda yazılı hastalıkları olup olmadığının da tespiti ile 765 sayılı Yasanın 347. (5237 sayılı TCK.nun 211) maddesi bakımından değerlendirilmesi ile memur ya da özel yasasına göre memur sayılan sağlık mesleği mensuplarının resmî görev ve yetkisini kötüye kullanarak gerçeği yansıtmayan rapor düzenlemelerinin 765 sayılı TCK.nun 339/1. (5237 sayılı TCK.nun 204/2.) maddesindeki yazılı suçu oluşturacağı da dikkate alınarak, sahte olduğu ileri sürülen raporları düzenleyen ve haklarında suç ihbarında bulunulduğu anlaşılan doktorlarla ilgili evrakın akıbeti araştırılıp, dava açıldığının belirlenmesi ve birleştirme olanağı bulunmaması halinde, dosyanın celp edilerek, incelenip özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilip, varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla beraatine hükmolunması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.