6. Hukuk Dairesi 2022/1888 E. , 2023/1974 K. ... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/117 E., 2021/232 K. ...,... HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen 2017/539 Esas Sayılı Davanın Kabulüne, diğer Birleşen Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen 2017/539 Esas sayılı davanın kabulüne, diğer birleşen davanın kısmen …
**6. Hukuk Dairesi 2022/1888 E. , 2023/1974 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/117 E., 2021/232 K. ...,... HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen 2017/539 Esas Sayılı Davanın Kabulüne, diğer Birleşen Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen 2017/539 Esas sayılı davanın kabulüne, diğer birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen 2012/626 Esas sayılı davada davacı ... vekilince duruşmalı, asıl davada davacı-birleşen 2012/626 Esas sayılı davada davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı-birleşen davada davalı ... ve vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.1Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin S.S. ... Yapı Kooperatifinin ortağı olduğunu, vekil aracılığı ile davalıya yapılan hisse devrinin usulüne aykırı olması nedeniyle mahkeme kararı ile iptal edildiğini, müvekkili adına tescil edilmesi gereken bağımsız bölüm tapusunun, ferdileşme aşamasında davalı adına düzenlendiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 1.2.Birleşen 2017/539 Esas sayılı davada davacı vekili, asıl davada ileri sürdüğü nedenlerle müvekkiline isabet eden bağımsız bölümün ... adına olan tapu kaydının iptali ile önce kooperatif adına müvekkilin ortaklık payı olarak döndürülerek usul ekonomisi uyarınca doğrudan müvekkili adına tescilini istemiştir. 1.3.Birleşen 2012/626 Esas sayılı davada davacı vekili, dava konusu kooperatif hissesi için devirden sonra 60.100,00 TL kooperatife ödediğini, tapuda tescilden sonra ek imalatlar yaptığını ileri sürerek, kooperatife yapılan ödemeler ile taşınmaza yaptığı ek imalat bedeli ve aidat gideri içim şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, ıslah yoluyla talebini 62.258,00 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödediği 7.872,00 TL ile ev sahibi olma niyetinde olup kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.03.2014 tarihli ve 2011/171 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararıyla; davacı hissesinin davalıya devrine ilişkin işlemin mahkeme kararı ile iptal edildiği, davacı hissesine düşen dairenin davalıya bırakıldığı, tefrik edilen karşı davayla talep edilen meblağın bu davanın kesinleşmesiyle talep edilebileceği, davacının davaya konu taşınmaza hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.01.2015 tarihli ve 2014/6169 Esas, 2015/332 Karar sayılı ilamıyla davalının karşı dava ile davanın kabul edilmesi halinde tazminat isteminde bulunduğu, yargılama sırasında karşı davanın ayrılarak ayrı bir esasa kaydedildiği, sonrasında da bu davaya ilişkin kararın verilmesinden önce, bu dava dosyası ile birleştirilmesine dair verilen kararın temyiz incelmesinde olduğu, bu durumda, bu dava dosyası ile birleştirilmesi yönünde karar verilen bir dava dosyasının olduğu, o birleştirme kararının kesinleşmesi halinde bu dava dosyası ile birlikte görülmesi gerektiğinin nazara alınmamasının doğru olmadığı, öte yandan, davada, dava dışı kooperatifin hissedarı olan davacının hissesinin davalıya devrine ilişkin işlemin iptal edilmesi temel nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescili istendiğine, dava konusu taşınmazın tapu kaydı kooperatif ortaklığına dayalı olarak oluşturulduğuna, verilecek kararın dava dışı S.S. ... Kent Yapı Kooperatifini doğrudan alakadar edeceğine göre, anılan kooperatif aleyhine dava açması için davacıya süre verilmesi, açılacak davanın işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, kooperatife ait delillerin de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın verilen iptal kararı sonrasında yeniden kooperatif üyesi sıfatını kazandığı,davalının ise yönetim kurulu başkanı olarak görev icra ettiği, kooperatif tarafından davacı vekiline hitaben gönderilen ihtarnamelerde davacının ödemesi gereken tutar belirtilmesine ve bu borç ödenmediği takdirde üyelikten çıkarma için gerekli işlemlerin yapılacağı ihtar edilmesine rağmen, üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılmamış olduğu, fesih genel kurulu toplantı tutanağında da söz konusu davacının olduğu iddia olunan borcundan bahsedilmediği ve tasfiye yönetim kurulunun ibra edildiği, dolayısı ile her ne kadar birleşen dosya davalısı kooperatif tarafından davacının kooperatife olan borcunun ödenmediği ve taşınmaz üzerinde hak talep edemeyeceği beyan edilmiş ise de üyelikten çıkarma işlemi yapılmadığı, tasfiye yönetim kurulunun ibra edildiği, davacının borçlu olduğuna dair genel kurul toplantısında herhangi bir ibarenin olmadığı dikkate alındığında davacı adına ödemelerin yapıldığı ve üyelik nedeni ile borcun mevcut olduğunun kanıtlanamadığı, davacının tapu iptal ve tescil talep hakkının mevcut olduğu, Davalının 48.250,00 TL kooperatif hesaplarına ödeme yapıldığı, ancak söz konusu bedeller ödenirken hangi üyelik için ödeme yapıldığının belirtilmediği ve kooperatif kayıtlarının tek bir hesap üzerinden tutulduğu, her bir üye bazında kayıt olmadığı, yine kooperatif tarafından alınan 03/07/2003 tarihli kararda ...'ın yalnızca davacı ... Bayramın değil, ... dışındaki başkaca üyelerin daha üyeliklerini devir aldığı, davacı adına yapılan üyelik devir işlemi iptal edilmiş ise de diğer devir işlemlerinin akıbeti bilinmediği, söz konusu taşınmazın ve bağımsız bölümlerin 06/07/2005 tarihli ferdileşme listesi istendiğinde ise belirtilen bağımsız bölümlerin ferdileşme listesinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi adına kat irtifakı tesisi yapıldığı, kat irtifakı listesinde davalı kooperatif adına görünen bu taşınmazların da davalı yönetici adına tescil edildiği, davalının söz konusu kooperatif üyelikleri nedeni ile üzerine 5 adet bağımsız bölüm tescilinin yapıldığı anlaşılmış olup, davalı tarafından toplam ödenen 48.250,00 TL'nin 5 adet bağımsız bölüme istinaden yapıldığı, Davalı kooperatif tarafından davacıya 60.100,00 TL aidat borcu çıkartılmış ise de, her bir üyenin ödemiş olduğu aidat miktarının belirtilmediği ve tespit edilemediği, söz konusu bedelin davalı yönetici talebi ile aynı olduğu, zaten davalınında kooperatif yönetim kurulu başkanı olduğu, kooperatif hesaplarının doğru bir şekilde tutulmamış olduğu ve her bir üye için yapılması gereken ödemelerin net bir şekilde tespitinin mümkün olmadığı, her ne kadar mali müşavir bilirkişi raporunda bir miktar hesaplanmış ise de, söz konusu tutarın biraz üzerinde ödeme yapan davalıya bu ödemeye karşılık 5 adet bağımsız bölüm tescilinin yapıldığı, bu hali ile her bir üye açısından ödenmesi gereken aidat miktarının 45.784,51 TL olduğunun kabul edilemeyeceği, zira davalı tarafından ödenen bedel ile her bir bağımsız bölüm için 9.650,00 TL'lik ödemeye tekabül ettiği, davalı tarafından davacıya tahsis edilmesi gereken taşınmaz payına yönelik bu tutarda ödeme yapıldığı, bağımsız bölüm tapusunun davacı adına tesciline karar verilmiş olmakla, davalı tarafından bağımsız bölüme ilişkin yapılan masrafları da talep hakkı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen 2017/539 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2012/626 Esas sayılı dosyada alacağın 11.658,00 TL olarak kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen 2012/626 Esas sayılı dosyada davalı vekili ile asıl davada davalı birleşen 2012/626 Esas sayılı dosyada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı-birleşen 2012/626 Esas sayılı dosyada davalı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen 2017/539 Esas sayılı dosyada harcın eksik olduğunu, kooperatif hakkında hüküm kurulmadığını, asıl dava yönünden davacının talebini sadece kooperatife yöneltebileceğini, genel kurul ibra kararının davacının borcu olmadığı anlamına gelmediğini, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu, ferdileşme öncesi devralınan üyelikler için müvekkil tarafından ödenen bedeller ile ferdileşme sonrası bu satılan üyelikler için alıcıları tarafından kooperatife ödenen bedellerin hiç araştırılmadığı ve hesaplamaya dahil edilmediğini, davacının borcu olduğundan tapu iptal tescil isteyemeyeceğini, kooperatifin devredecek tazminatı olmadığını, birleşen davada ise kooperatifin tasfiye sürecine dek yapılan ödemeler hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bir üyelik için yapılan ortalama ödeme miktarının 45.784,51 TL olduğu apaçık ortada iken verilen 9.650,00 TL üyelik ödemesi kararının hukuki bir izahı olmadığını, müvekkil tarafından yapılan ödeme miktarının yalnızca bankalara yatırılan tutarın esas alınması ve bunun 5 adet taşınmaz için yapıldığının kabulünün akla ve mantığa aykırı olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda inşaatı yapan yüklenici konumunda olduğu ve bir kısım ödemelerin mahsuplaşma yolu ile yapıldığının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Asıl davada davalı birleşen 2012/626 Esas sayılı dosyada davacı vekili temyiz dilekçesinde; kabule ilişkin kararda harç, masraf ve vekalet ücretinin az hesaplandığını, birleşen davada davacı vekilinin tazminat isteme hakkı olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, talebin zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen 2017/539 Esas sayılı davada kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil, birleşen 2012/626 Esas sayılı davada ise tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl davada davacı birleşen 2012/626 Esas sayılı davada davalı vekili ile asıl davada davalı birleşen 2012/626 Esas sayılı dosyada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... ile ...'a yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.