DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1918 E. , 2024/1224 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1918 Karar No : 2024/1224 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2020/2521, K:2022/9883 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 18/09/2014 tarihinde onayl
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1918 E. , 2024/1224 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1918 Karar No : 2024/1224 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2020/2521, K:2022/9883 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 18/09/2014 tarihinde onaylanan Muğla Bodrum Bitez Beldesi, Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile 09/03/2011 onay tarihli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Beldesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve E:2017/1141, K:2019/3770 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2020/2521, K:2022/9883 sayılı kararıyla; Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planları ve çevre düzeni planının yapımından önce, ilgili koruma bölge kurulu kararıyla uyuşmazlık konusu taşınmazların II. Derece Doğal Sit Alanı olarak belirlendiği, bu nedenle taşınmazlardaki yapılaşma sınırlamasının tek başına planlardan kaynaklanmadığı, taşınmazların sit alanı olarak belirlenmesine dair işlemin ise planların iptali istemiyle açılan işbu dava kapsamında incelenmesine olanak bulunmadığı, Dava konusu imar planlarının üst ölçekli planı konumunda bulunan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ait 8.15.1 sayılı plan hükmünde, "Bu planda, doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan olarak gösterilen sit alanları, günübirlik kullanım izni verilenler hariç, yapılaşmaya açılamaz; ancak, bu alanlarda 19.06.2007 tarih, 728 numaralı ilke kararlarında belirtilen yapılaşmaya yönelik hükümler dışındaki teknik altyapı hizmetleri ile ilgili diğer hükümler geçerlidir." düzenlemesine yer verildiği, Görülmekte olan davada, imar planları ile birlikte bahsi geçen çevre düzeni planının da iptalinin istenildiği, Dairelerinin 12/10/2016 tarih ve E:2014/10534, K:2016/5484 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve E:2017/1141, K:2019/3770 sayılı kararıyla, Daire kararının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına dair kısmının onanarak kesinleştiği ve dolayısıyla çevre düzeni planı ile uyuşmazlık konusu taşınmazlara verilen "Doğal Ve Ekoljik Yapısı Korunacak Alanlar" kullanımının da kesinleştiği, Uyuşmazlıkta, taşınmazların üst ölçekli çevre düzeni planında "Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alanlar" kullanımında kaldığı, söz konusu plana ait plan hükmünde bu plan ile "Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alanlar" olarak belirlenen sit alanlarının yapılaşmaya açılamayacağı düzenlemesine yer verildiği ve çevre düzeni planı yönünden davanın reddi yolunda verilen Daire kararının kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak yapılması zorunlu olan imar planları ile taşınmazların "Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alanlar" olarak belirlenmelerinde zorunluluk bulunduğu ve bu nedenle davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara itibar edilemeyeceği, Bu durumda, dava konusu imar planlarının yapımı sürecinde gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı ve ilgili kurumlardan görüşlerin alındığı, planların kendi aralarında uyumlu ve üst ölçekli çevre düzeni planına uygun oldukları, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılan imar planları ile civardaki bir kısım taşınmazlara yapılaşma imkanı tanınmasından bahisle uyuşmazlık konusu taşınmazlara da bu imkanın tanınması gerektiği iddia edilmişse de, bu durumun, bilirkişi raporunda da korunması gereken nitelikte olduğu belirtilen taşınmazların yapılaşmaya açılmasını gerektirmeyeceği, kaldı ki bahse konu Özelleştirme İdaresi Başkanlığı planlarının da başka bir davaya konu edildiği görülmüş olup, dava konusu imar planlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, Öte yandan, Dairelerinin 27/06/2022 tarih ve E:2020/1964, K:2022/7454 sayılı kararıyla, dava konusu imar planlarının kök planları durumunda bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 25/03/2014 tarihli işlemiyle onaylanan Muğla - Bodrum - Bitez Beldesine ait 1/5000 ölçekli koruma amaçlı ilave ve revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı ilave ve revizyon uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, iddiaların etkili biçimde incelenmediği, taşınmazların doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan niteliklerine sahip olup olmadığı hususunda ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme kararında somut bir veri ve gerekçeye dayanılmadığı, dava konusu taşınmazların doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan olarak belirlenmesini gerektiren topografik ve jeolojik yapı olmadığı, taşınmazların önemli doğa alanı niteliğinin bulunmadığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bilirkişilerin seçimi konusunda hata yapıldığı, iddialar açısından sadece planlama konusunda uzman şehir plancıları tarafından değerlendirme yapılmasının uygun olmadığı, dava konusu planlara yönelik Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde değerlendirme yapılmadığı, doğal sit alanı olan dava konusu parselleri kapsayan koruma amaçlı imar planı hazırlanırken, planlama ekibinde alanın özelliklerine göre şehir plancısı ve peyzaj mimarı ile birlikte orman mühendisi, ziraat mühendisi, çevre mühendisi, mimar, harita-kadastro mühendisi, hidrolog, biyolog, zoolog, ekolog veya gerekli görülen diğer meslek gruplarından yeterli sayıda uzmanın görev alması gerektiği, bu bağlamda dava konusu planların da, plan hazırlanırken ekipte bulunması gereken uzmanlık alanlarından bilirkişiler eliyle değerlendirilmesi gerektiği, diğer yandan, 22/10/2022 tarihinde dava konusu taşınmazların sit derecesinin III olarak belirlendiğinin öğrenildiği, doğal sit derecesi bakımından konut kullanımına da açılabilecek nitelikte özelliklere sahip yani koruma derecesi açısından en düşük seviyeye sahip olan taşınmazların bu niteliğine aykırı olarak ve hiç bir bilimsel ve somut veriye dayanmaksızın plan kararıyla doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan olarak belirlendiği ve bu şekilde mülkiyet hakkının mevzuata aykırı ve keyfi bir karar ile ihlal edildiği, bilirkişi raporunda isabetsiz ve yanıltıcı tespitlerde bulunulduğu, planlamada eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, dava dosyasına emsal olarak sunulan ve çok yakın bir bölgede Hazineye ait taşınmazlara ilişkin olarak yapılmış plan değişiklikleri bulunduğu, bu plan değişikliklerine dava açıldığı, özel mülkiyetteki taşınmazlar ile Hazine mülkiyetindeki taşınmazlar arasındaki dengeyi ve eşitliği bozacak şekilde hakkaniyete aykırı bir planlama yapıldığı, yeşil alan, bölge parkı, doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan statüsünde olan yerlerin yapılaşmaya açılmasına dair plan kararları, bilirkişiler tarafından kamu yararına aykırı bulunmuş olmasına karşın, açılan davada, Daire tarafından Hazine taşınmazlarına yönelik plan değişikliklerine ilişkin davanın reddine karar verildiği, uyuşmazlığa konu taşınmazlar açısından verilen kararın eşitlik ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/11/2022 tarih ve E:2020/2521, K:2022/9883 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 30/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.