10. Hukuk Dairesi 2023/9992 E. , 2024/12485 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2619 E., 2023/1293 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/4 E., 2021/406 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Ad…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9992 E. , 2024/12485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2619 E., 2023/1293 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/4 E., 2021/406 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06.10.2009 tarihinde sevkiyat- yükleme elemanı olarak asgari ücretle işe başladığını, 28.12.2010 günü elini yükleyeceği kolilere atarken kolinin kayması sonucu yere düştüğünü ve kafasını yere çarptığını, beyin kanaması geçirdiğini ve hemen Torbalı Devlet hastanesine gönderildiğini, beyin kanaması geçirdiğinin anlaşılması üzerine İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırıldığını, akabinde tedavilerinin devam ettiğini, işverenin işin yürütümü sırasında meydana gelen ve iş kazası olan olayı Kuruma bildirmediğini, işverenin iş kazasını gizleyerek davacıyı daha ağır olan kimyasal toz bölümüne verildiğini ve baskı ile istifaya zorlandığını, davacının tedavisi devam etsin ve primi yatsın diye çalışmaya devam ettiğini ancak çalışma koşullarını kaldıramadığını işverenin iş kazasını gizleyerek ve davacıyı da iş kazasını Kuruma bildirirsen işten çıkartırız tedavisine devam edemezsin denilerek işverenin baskısı ile bir takım evraklar imzalatılarak 31.12.2011 tarihinde işine son verildiğini, davacının iş kazası sonucu sürekli çalışamaz ... geldiğini ve Tunceli Devlet hastanesi sağlık kurulunca %41 özürlü raporu verildiğini, davacının İzmir SGK iş kazaları servisine müracaat ile olayın iş kazası sayılması ve maluliyet oranının tespiti ve gelir bağlanması için başvuruda bulunduğunu, beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Ege Ev Ürünleri A.Ş. bünyesinde çalıştığını, ...'in bu şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle bu davalı adına husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 28.12.2010 günü işyeri hekimine muayene olduğunu revirden çıkıp 10 - 15 adım attıktan sonra çalışma alanına varmadan olduğu yere yığıldığını, olayın iş kazası olmadığını, olayın iş kazası sayılması halinde bile müvekkillerinin kusurunun olmadığını, müvekkili işveren şirketin üzerine düşen tüm görevleri yerine getirdiğini, işyerinde iş kazalarına karşı her türlü önlem ve uyarı levhalarının bulunduğunu, müvekkilinin davacının yürürken yere yığılması olayında ihmal ve kusuru olmadığını, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin şartların mevcut olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... Dosyada kusur oranının tespiti için bilirkişi heyetine tevdii edilmiş bilirkişi heyeti 28.05.2019 tarihli raporunu dosyaya sunmuş raporda davalı işveren Ege Ev ürünleri A.Ş.'nin kusurunun olmadığı, davalı ...Ş. işveren vekili ...'in kusurunun olmadığı ve kazazede işçi ...'ün kusurunun olmadığı tespit olunmuş, itirazlar üzerine dosya farklı 3'lü bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin 23.12.2019 tarihli raporu dosya içerisine alınmış, buna göre davalı işveren Ege Ev Ürünleri A.Ş.'nin kusurunun olmadığı, davalı ...Ş. işveren vekili ...'in kusurunun olmadığı ve kazazede işçi ...'ün kusurunun olmadığı tespit olunmuş, itirazlar üzerine dosya farklı 3'lü bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin 18.02.2021 tarihli raporu dosya içerisine alınmış, buna göre davalı işveren Ege Ev Ürünleri A.Ş.'nin kusurunun olmadığı, davalı ...Ş. işveren vekili ...'in kusurunun olmadığı ve kazazede işçi ...'ün kusurunun olmadığı tespit olunmuş, itirazlar üzerine dosya farklı 3'lü bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin 16.07.2021 tarihli raporu dosya içerisine alınmış, buna göre davalı işveren Ege Ev Ürünleri A.Ş.'nin kusurunun olmadığı, davalı ...Ş. işveren vekili ...'in kusurunun olmadığı ve kazazede işçi ...'ün kusurunun olmadığı tespit olunmuştur....Yukarıda bahsi geçen tüm rapor heyet raporları ile İzmir 14. İş Mahkemesinin 2020/7 Esas numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunun da kusur tespiti anlamında aynı yönde olduğu dolayısıyla son raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun her türlü denetime elverişli ve teknik verilere dayalı olduğu değerlendirilmiş, kazanın oluşumunda davalıların illiyet bağının bulunmadığı veya işyeri şartları ve çalışma koşulları ile çevresel faktörlerin de kazanın oluşumunda etkili olmadığı, olayın niteliği ve dava konusu itibariyle davalıların kusursuz sorumluluğu şartlarının gerçekleşmediği değerlendirilmiş.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının yerinde olmayıp, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının hepsinin birbirinin tekrarı olup itirazları doğrultusunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın delil durumu gözden geçirilmeksizin verildiğini, kaza olayı gerçekleştikten 9 sene sonra inceleme yapıldığından hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin herhangi bir rahatsızlığı olmadığı halde anide yere düşmesinin mantık dışı olduğunu, SGK teftiş raporunda işverinin kusurlu olduğunun belirtildiği, işverini zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluktan kurtaracak olan durum eylem ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağının kesilmiş olmadığını, dava konusu olayda işçiye ve 3. kişiye kusur izafe edilmediğini, kaza olayında mücbir sebep olmadığını, illiyet bağının kesilmediğini, işverenin kusurlu olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller, dosyadaki delil durumu, İş Sağlığı ve Güvenliğine yönelik yasa ve yönetmelik hükümleri, birbirini teyit eder uzman bilirkişiden aldırılan denetime açık 3'lü bilirkişi heyet raporları, tüm dosya içeriği ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmeleri yerinde görülmekle ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.