11. Ceza Dairesi 2016/1824 E. , 2016/4705 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında, mütalaa bulunmamasına rağmen 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte belge kullanmak suçundan açılan dava ve 2006 takvim yılında belge düzenlemek suçundan açılan davada mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1- 213 sayılı VUK'nın 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere sahte fatura düzenlemek suçunun oluşabilmesi için d…
**11. Ceza Dairesi 2016/1824 E. , 2016/4705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında, mütalaa bulunmamasına rağmen 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte belge kullanmak suçundan açılan dava ve 2006 takvim yılında belge düzenlemek suçundan açılan davada mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1- 213 sayılı VUK'nın 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere sahte fatura düzenlemek suçunun oluşabilmesi için düzenlenen sahte faturaların yasada öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesine rağmen, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmeden yine sanığın savunmalarında, ...'ın yanında çalışıp onun isteğiyle şirkete müdür yapıldığını ancak...'a vekaletname verip şirketin işleriyle ilgilenmediğini söylemesi karşısında, şirkete ilişkin temin edilebilecek belgeler ve faturalar üzerindeki yazı, rakam ve imzaların sanığa aidiyeti hususunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ve ...' ın tanık olarak dinlenmediği de gözetilerek, bu eksikliklerin de ikmal edilip, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan davanın açıldığı; "sahte fatura düzenlemek ve kullanmak" suçlarının ayrı suçlar olduğu, mahkemece hükmün gerekçe kısmının son paragrafında ilk önce sanığın sahte fatura düzenleyicisi olduğuna kanaat edildikten sonra akabinde 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmaktan sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek hükmün karıştırılması, 3- 2005 takvim yılında yüklenen eyleme öngörülen ceza miktarının 213 sayılı Yasanın 359/b-1. maddesi uyarınca alt sınırının 18 ay hapis cezası olduğu gözetilmeden ve ceza miktarı belirlenirken teşdiden ceza tayin edildiği de gösterilmeden sanık hakkında 3 yıl hapis cezasına hükmolunması, 4- Aynı takvim yılı içerisinde birden çok sahte fatura düzenleyen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı, 5- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.