11. Hukuk Dairesi 2011/14361 E. , 2012/21030 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (FATİH 1.SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Sulh Hukuk (Fatih 1. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 28/06/2011 tarih ve 2011/160-2011/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya …
**11. Hukuk Dairesi 2011/14361 E. , 2012/21030 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (FATİH 1.SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Sulh Hukuk (Fatih 1. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 28/06/2011 tarih ve 2011/160-2011/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından "İşyeri Paket Sigorta poliçesi" ile sigortalanan dava dışı sigortalıya ait işyerinde davalıya ait şebekeden gelen hattın vanasında su kaçağı olması nedeniyle su basmasından dolayı hasar oluştuğunu, oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek ödenen 4.704,06 TL'nin rücuen davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız fiil nedenine dayalı olarak açıldığını, fiilin Kadıköy İlçe sınırları içinde meydana geldiğini belirterek yetki itirazında bulunmuş, ayrıca uyuşmazlığın idare mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik iddiasında bulunarak esastan da davanın reddini istemiştir. Mahkemece, olayın Kadıköy İlçe sınırları içinde meydana geldiği, dolayısıyla Kadıköy Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, haksız fiile dayalı tazminat davası olup bu davalarda mülga HUMK'nun 21. maddesi ile yürürlükte bulunan HMK'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, bu yetki kesin ve kamu düzenine ilişkin olmadığından genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde dava açılmasına engel bulunmamaktadır. Bu itibarla davalının dava dilekçesinde gösterilen ve kendisine dava dilekçesinin tebliğ edildiği adres gözetildiğinde mahkemenin yetkili olduğu anlaşıldığından mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.