4. Hukuk Dairesi 2021/25031 E. , 2022/15807 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından talep edilmiş, davacılar vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.11.2022 Salı günü davacılar vekili Av. .... ile davalı ... vekili Av. .... geldi…
**4. Hukuk Dairesi 2021/25031 E. , 2022/15807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından talep edilmiş, davacılar vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.11.2022 Salı günü davacılar vekili Av. .... ile davalı ... vekili Av. .... geldiler. Davalı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili ile davalı ... vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, müvekkili davacıların murisi ...'nın 07/10/2012 tarihinde 21 DP 986 plaka sayılı traktörü ile Silvan Batman Devlet Karayolu üzerinde seyir halinde iken seyrettiği yolda mevcut çukura girmek suretiyle aracının devrilmesi sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, kaza sonrası kollukça düzenlenen tutanaklarda murisin kazanın oluşumunda tam kusurlu olarak gösterildiğini ve bu nedenle kaza sonrası Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, dava konusu kazada kusuru olan kişi ve kurumların tespiti amacıyla Silvan Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu ve tespit dosyasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında özetle, kazanın meydana geldiği mahalde yol yapım faaliyetini yürüten yetkili inşaat şirketi ve ...'nün sürücülerin bilgilendirmesinde yeterli önlemleri almadığının ve yolun güvenliğinin de sağlanmadığının tespit edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş için 50.000,00 TL ve diğer davacı çocuklar için 40.000,00'er TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar; dava konusu kazanın desteğin kusuru ile meydana geldiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince; Silvan Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitinin kazanın gerçekleştiği tarihten uzun bir süre sonra yapılan değerlendirmeleri ve tespitleri içerdiği, olay günü kolluk kuvvetleri tarafından tutulan tutanaklarda sürücünün kaza yapmasına sebep olabilecek herhangi bir karayolu arızası ve kusurun bulunmadığı, sürücünün kullanım hatası veya aracında meydana gelebilecek mekanik bir arıza nedeniyle kazanın meydana gelmiş olabileceğinin belirlendiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 21/03/2018 tarihli raporda ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan 11/04/2019 tarihli raporda davacılar desteğinin hız limitlerine ve trafik kurallarına uymadığının tespit edildiği ve dosyada davalı şirket veya idareye kusur atfedilmesine yarayan bir delilin bulunmadığı gözetildiğinde, kazanın davacıların desteği sürücü Mehmet Nezir Arpacı'nın kusuru nedeniyle meydana geldiği kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinafa başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre; meydana gelen kazada davacıların desteğinin tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine dair ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu, fakat maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince reddedilen toplam tutar üzerinden tek ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/636 Esas, 2019/402 Karar sayılı 08/10/2019 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; vekalet ücreti yönünden karar düzeltilmiştir. Hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ne verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/Jmaddesi uyarınca davalı ... Müdürlüğünden harç alınmamasına ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. alınmasına 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.