2. Ceza Dairesi 2021/22367 E. , 2025/2270 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2737 E., 2018/2410 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 01.03.2016 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
**2. Ceza Dairesi 2021/22367 E. , 2025/2270 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2737 E., 2018/2410 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 01.03.2016 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 05.12.2018 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk ... müdafiine 27.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğa tebligatın yapılmadığı ve müdafiinin ise kararı temyiz etmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında yoklukta verilen kararın suça sürüklenen çocuğa da tebliğ olması gerektiğinden suça sürüklenen çocuğun 17.06.2021 tarihli eski hâle iade istemli temyizinin süresinde olduğu kabul edilmekle yapılan inceleme; I. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3. maddeleri uyarınca 1.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca “ kararın kesin olmasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesince incelenebilecek kararlardan olmaması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268/3. maddesinin (e) bendi uyarınca İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, III. Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... haklarında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 ve 31/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c ve 31/2. maddeleri uyarınca 7.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocukların hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından beraatlerine hükmedildiği anlaşılmakla hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin suça sürüklenen çocukların atılı suçlardan mahkûm olması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ...'in soruşturma aşamasındaki savunmalarında bu suça sürüklenen çocukların da ismini verip eylemi hep beraber yaptıklarını anlatmaları, suça sürüklenen çocuklardan ..., ... ve ...'in yargılama aşamasında da aynı savunmalarda bulunması, sadece suça sürüklenen çocuk ...'in önceki savunmasını kabul etmeyerek bu suça sürüklenen çocukların suçun işlenmesi sırasında olmadıklarını söylemesi, taraflar arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumet nedeninin bulunmayışı, olayı kabul eden suça sürüklenen çocukların savunmalarının uyumlu olması ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suça sürüklenen çocukların atılı suçlardan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.