1. Hukuk Dairesi 2014/10935 E. , 2014/12701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu kaydının düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar
**1. Hukuk Dairesi 2014/10935 E. , 2014/12701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu kaydının düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar; 182 ada 2 ve 131 ada 22 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında “.... oğlu ....” adlarına, 128 ada 22 parselin ise “....” adlarına yazıldığını ileri sürerek , anılan parsellere ait tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına göre “.....” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, talebin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden; 1992 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 131 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 2510 sayılı yasa uyarınca iskanen oluşan 27.08.1938 tarih 643 sıra nolu sicilden gelen 24.02.1981 tarih 92 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak ... oğlu ...., .... çocukları .... adlarına paylı mülkiyet üzere tespit ve tescil edildiği, 128 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 2510 sayılı yasa uyarınca iskanen oluşan 27.08.1938 tarih 644 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak ... adlarına paylı mülkiyet üzere tesbit ve tescil edildiği, 182 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2510 sayılı yasa uyarınca iskanen oluşan 27.08.1938 tarih 642 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak ... oğlu .... , .... çocukları .... adlarına paylı mülkiyet üzere tesbit ve tescil edildiği, 27.08.1938 tarih 642, 643 ve 644 sıra nolu tapu kayıtlarının ... oğlu ...., .... evladı .... adlarına kayıtlı olduğu, anılan tapu kayıtlarının dayanağı olan arazi emlak ve tevzi (iskan) defterinde ise malik olarak ....'dan olma 297 doğumlu .... ve ... olma ...'nin isimlerinin yazıldığı, davacıların miras bırakanı .... ...'den olma 1881 doğumlu olup 1956 yılında öldüğü, ....'in eşi olan ... ise 1968 yılında öldüğü, ....'in ... olma 1919 doğumlu ..., , 1920 doğumlu ...., 1924 doğumlu ..., 1927 doğumlu ..., 1930 doğumlu ...., 1931 doğumlu ...., 1937 doğumlu .... isimli çocuklarının bulunduğu, .... 1930, .... 1931, ..... ise 1946 yılında bekar olarak öldükleri anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanarak talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarındaki paydaşlardan .... isimlerinin nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle anılan paydaşlara yönelik kurulan hükmün ONANMASINA, Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; bilindiği üzere, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. 1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2- Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. 4- İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez. Şöyle ki; Mahkemece talep konusu taşınmazlardaki paydaşlardan ... ismi ... olarak düzeltmiş isede revizyon tapu kayıtları 1938 yılında oluşmuş olup Zeyaettin ise 1930 yılında ölmüştür.Bilindiği üzere iskan tapu kayıtları ve dayanağı alan tevzi (dağıtım) defterleri düzenlendikleri tarihte hayatta olan kişiler adlarına oluşturulmaktadır. Bu durumda talep konusu taşınmazlardaki paydaşlardan .... oğlu ... oğlu ... ile aynı kişi olduğu kabul edilemez. Diğer taraftan mahkemece paydaşlardan ... çocukları ... 'nün isimleri .... çocukları ... olarak düzeltilmiş isede talep konusu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının dayanağı olan tevzi (dağıtım) defterinden tapu malikleri ...nın çocukları oldukları anlaşılmaktadır. Her nekadar ....'in .... isimli çocuğu bulunmakta ise de ... isimli eşi ve ... isimli çocuğu yoktur. Mahkemece, ....adlarına nüfus kütüğünde kayıt olup olmadığı Nüfus Müdürlüğünden sorulmamıştır. .... . kardeşlerini ve kardeşlerinin çocuklarını gösterir şekilde vukuatlı aile nüfus kayıt tabloları getirtilerek Haydar, ... isimli üst soy yakınlarının bulunup bulunmadığı belirlenmemiş, revizyon tapu kayıtlarında ve tevzi defterinde yer alan bilgilerle karşılaştırma yapılmamıştır. Duruşmada dinlenen tanıkların anlatımlarıda yetersizdir. O halde; mahallinde yapılacak keşifte elverdiğince yaşlı ve yansız tanıklar ve hayatta iseler kadastro tesbit bilirkişileri dinlenip, yukarıda değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün talep konusu taşınmazlardaki paydaşlardan.... yönünden (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.