1. Hukuk Dairesi 2009/1219 E. , 2009/2624 K. "" MAHKEMESİ : AYVALIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı olan babası N. G.'un mirastan mal kaçırmak amacıyla 1172 ada 25 parselde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini muvazaalı olarak davalı G.'e satış yoluyla temlik ettiğini, davalı G.in de daha sonra bu taşınmazı diğer davalı B.'ye satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek payı oranında iptal-tescil olm…
**1. Hukuk Dairesi 2009/1219 E. , 2009/2624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AYVALIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı olan babası N. G.'un mirastan mal kaçırmak amacıyla 1172 ada 25 parselde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini muvazaalı olarak davalı G.'e satış yoluyla temlik ettiğini, davalı G.in de daha sonra bu taşınmazı diğer davalı B.'ye satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek payı oranında iptal-tescil olmazsa tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalı G.'e temlik edildiğinin ve diğer davalı B.'nin bu durumu bildiğinin anlaşılması ve davalı B.'nin bu durumda iyiniyet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaasına dayalı pay oranında tapu iptal-tescil olmazsa tenkis isteğiyle açılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, murisin terekeden mal kaçırmak amacıyla işlem yaptığı gerekçesiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur. Ancak, davalılar miras bırakanın temlikteki gerçek iradesinin mallarını mirasçıları arasında paylaştırma olduğunu savunmuşlar, ne varki mahkemece bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmış değildir. Bilindiği gibi; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.