11. Hukuk Dairesi 2009/3118 E. , 2010/8851 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2008/34 - 2008/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3118 E. , 2010/8851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2008/34 - 2008/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin eczacılık ve kimyasal alanda faaliyet gösteren dünyanın en eski şirketlerinden biri olduğunu, dünya çapında ulusal ve uluslararası bir çok marka tescili bulunduğunu, davacının “PYRISMA” ibareli markasının dünyada bir çok ülkede tescil edildiğini ve kullanıldığını, Türk Patent Enstitüsü’nde "PYRISMA" ibareli marka başvurusunun davalının "PRİZMA ŞEKİL" ibareli markası nedeniyle reddedildiğini,oysa, davalı markası PRİZMA’nın ülkemizde kullanılmadığını, markalar sicilini haksız yere işgal ettiğini ileri sürerek, davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetki ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının markasının tescilli bulunduğu sınıflar açısından markayı kullandığına ilişkin kanıt sunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. madde hükümlerine dayalı hükümsüzlük ve terkin istemine ilişkin olup, hukuk davalarında yetkili mahkeme anılan KHK'nin 63. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme "Marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir. Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, mahkemece, davalı vekilinin yetki itirazı anılan KHK'nin 63/2. maddesi hükmü uyarınca reddedilmiştir. Oysa, hükümsüzlük davasında üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, mahkemenin kabulünün aksine davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkeme, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin yetki itirazının kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.