12. Ceza Dairesi 2024/3635 E. , 2024/5918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öld
**12. Ceza Dairesi 2024/3635 E. , 2024/5918 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 58/6, 63 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunan sanık müdafinin temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna, katılanlar vekilinin temyiz sebebi; Somut olayda bilinçli taksir unsurları bulunmasına rağmen vasıfta hataya düşülmesi sonucu sanık hakkında eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü, sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal içerisinde, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama aydınlatmanın bulunduğu, devlet karayolu üzerinde gece vakti Düzce istikametinden Ankara istikametine doğru seyri esnasında hızını ve mesefasini ayarlayamayarak aynı istikamet yönünde önünde seyir halinde bulunan katılan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarpması üzerine katılan sürücünün yoldan çıkarak aracının takla atması sonucu sanığın asli kusuru ile katılan sürücü ...'ın aracında araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'in ölümüne, araç sürücüsü ...'ın ve araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ise hayati tehlikeye neden olmaz ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 05/10/2015 tarihli heyet raporu doğrultusunda, "her ne kadar katılanlara ve müteveffalara emniyet kemeri takmadıkları için tali kusur verilmiş ise de söz konusu kusurun doğrudan doğruya bir aktif trafik kusuru olmadığı, ölüme sebebiyet veren dolaylı bir unsur olmasına rağmen taksirli hareket kabilinden sayılabilecek bir kusur niteliğinde bulunmadığı..." gerekçesine dayanılarak meydana gelen kazada sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun kabul edilmesiyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Hükümde, sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi esnasında dayanak kanun maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi yerine sehven 58/6 maddesinin gösterilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (4) numaralı fıkrasında yer alan "TCK'nun 58/6 maddesi uyarınca" ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "TCK'nın 53/6 maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.