Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6167 E. , 2024/1336 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/6167 Karar No : 2024/1336 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzo
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6167 E. , 2024/1336 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/6167 Karar No : 2024/1336 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Ortahisar Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Revizyon+İlave Uygulama Planının ve bu plana yapılan itirazın reddine ilişkin Ortahisar Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararlarıyla çelişmediği, dava konusu parsellerin bir kısmını içine alan 12 metrelik imar yolunun bölgenin ana ulaşım aksı olarak kuzey-güney doğrultusunda düzenlendiği, söz konusu yolun Ortahisar kent merkezi ile planlama alanının güneyinde yer alan yerleşimler arasındaki bağlantıyı sağlayan servis niteliğinde bir yol olduğu, parselin cephe aldığı imar yolunun güneydeki yerleşimlere ulaşım imkanı sağlayan bir yol olması nedeniyle tur araçları tarafından da yoğun bir şekilde kullanıldığı dikkate alındığında söz konusu yolun genişliğinin 12 metre olarak düzenlenmesinin bölgenin ulaşım sisteminin bütünlüğü ve sürekliliği açısından gereklilik olduğu, planlama tekniği açısından 1/5000 ölçekli nazım imar planının genel ulaşım sistemini değiştirmemek koşuluyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlenen yollarda kaydırmalar yapılabileceği, uyuşmazlık konusu 12 metrelik imar yolunun, ... ada, ...parseldeki yapının köşesinden geçtiği, sadece bahçe duvarının yıkılmasının gerekeceği, 12 metrelik imar yolunun, batıya doğru kaydırılmasının parseller arasında nimet-külfet dengesinin sağlanması için gereklilik olduğu, 12 metrelik imar yolunun... ada,...parselin bir kısmını içine alacak şekilde batıya doğru kaydırılması teknik olarak mümkün olduğu, ancak ... ada, ... parseldeki yapının 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa göre tescilli bir taşınmazın bulunduğu alanda arazi kullanım kararı değişikliklerinde ilgili koruma bölge kurulunun görüşünün alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere yolun kaydırılmasının teknik olarak mümkün olduğu, 12 metrelik yol güzergahının kaydırılmasıyla mağduriyetin giderileceği belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ortahisar Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Revizyon+İlave Uygulama Planı, 28.04.2021- 27.05.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 24.05.2021 tarihinde anılan plana yapılan itirazın reddine ilişkin Ortahisar Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararlarının iptali istemiyle 06.12.2021 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, imar planlarına, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itiraz için 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir süre getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir. Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/1000 ölçekli nazım imar planının 28.04.2021- -27.05.2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 24.05.2021 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 26/07/2021 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, anlaşıldığından, izleyen 60 gün içinde, en son 24/09/2021 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 06/12/2021 tarihli dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 04.11.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarih ve E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda, bakılan davada süre aşımı bulunduğundan, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden davanın süresi konusunda temyize konu kararda herhangi bir gerekçe ve açıklama bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince süre hakkında bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür. Uyuşmazlık konusu olayda, dava açma süresi geçirilerek açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiştir. Bu durumda karar bozularak Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere iade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi yerine karar verilmiş ve ısrar hakkı önlenmiş olacaktır. Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.