Başvuru, idari görevin kaldırılması işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari görevin kaldırılması işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, olay tarihinde Sakarya'nın Arifiye ilçesinde ilçe millî eğitim müdürü olarak görev yapmaktadır. Başvurucu, WhatsApp isimli uygulama üzerinden oluşturulan ve anılan ilçede görev yapan bir kısım müdür ve müdür yardımcıları ile öğretmenlerin üye olarak bulunduğu Arifiye Yeniden Diriliş isimli kapalı bir gruba üye olarak eklenmiştir. Söz konusu grupta yapıldığı iddia edilen paylaşımların sosyal medyada ve bir haber sitesinde yayımlanması üzerine başvurucu hakkında idari tahkikat başlatılmıştır. Tahkikat kapsamında başvurucu, ilçe millî eğitim müdürlüğü görevinden alınarak İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine sınıf öğretmeni olarak atanmıştır. Maarif müfettişlerince başvurucu hakkında düzenlenen soruşturma raporunda; başvurucunun statü olarak diğer grup üyelerinin amiri konumunda olduğu, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince amirin maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranması gerektiği, buna rağmen başvurucunun belirli sayıda üyesi olan bir WhatsApp grubuna üye olarak grup üyesi olmayan öğretmen ve idarecilerde huzursuzluk ve dışlanmışlık hissi oluşturduğu belirtilmiştir. Sosyal medyaya ve internet sitelerine yansıyan paylaşımların ilçe genelindeki bazı kurumlarla ve kişilerle ilgili olduğu, tarafsızlık ve hakkaniyet ölçüleri içerisinde görevini yerine getirmesi gereken başvurucuya duyulan güvenin sarsıldığı, söz konusu durumun eğitim camiasında ayrımcılığa ve olumsuz bir hava oluşmasına neden olduğu ifade edilmiştir. Soruşturma raporunda, başvurucunun eyleminin hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunma disiplin suçunu oluşturduğu ve 657 sayılı Kanun gereğince başvurucunun 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edilmesinin uygun olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştur. Başvurucu, ilçe millî eğitim müdürlüğü görevinden alınarak öğretmen olarak atanması işleminin iptal edilmesi talebiyle 12/9/2017 tarihinde Sakarya İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde; işlemin amacının ve kamu yararının ortaya konulamadığı, tahkikata başlanmasının atama işlemini gerekli kılmadığı, takdir yetkisinin keyfî kullanıldığı ve sebep ile maksat unsurlarına aykırı olduğu ileri sürülmüştür. İdare Mahkemesi, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 16/5/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; söz konusu eylem nedeniyle tarafsız, tüm çalışanlara eşit mesafede olması ve görevini hakkaniyet ölçüleri içerisinde yerine getirmesi gereken başvurucuya duyulan güvenin sarsıldığı, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde çalışan ancak grup üyesi olmayanlarda huzursuzluk ve dışlanmışlık hissi oluşturduğu, öğretmen ve idareciler arasında gruplaşmalar oluşturduğu ve eğitim camiasında ayrımcılığa yol açtığı ifade edilmiştir. Başvurucu tarafından yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 18/10/2018 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 13/11/2018 tarihinde öğrendikten sonra 13/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Öte yandan başvurucu; söz konusu içeriklerin kurgu ve montaj olduğunu, gerçeği yansıtmadığını ve kapalı bir gruba üye olmanın yaptırıma bağlanamayacağını, aksi durumun haberleşme hürriyetine aykırı olduğunu ve ne şekilde ayrımcılığa neden olduğunun açıklanmadığını ileri sürerek aylıktan kesme disiplin cezasına karşı iptal davası açmıştır. İdare Mahkemesi, öğretmen ve idareciler arasında gruplaşmaya ve ayrımcılığa neden olan eylemler nedeniyle tesis edilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu belirterek 10/1/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; disiplin soruşturmasına dayanak paylaşımların kurgu ve montajdan ibaret olduğu iddiasının WhatsApp yazışmalarının içeriği ile ilgili olduğu, başvurucunun belirli sayıda üyesi olan, her isteyenin üye olamadığı WhatsApp grubuna üye olmasının ve üye olduktan sonra çeşitli paylaşımlarda bulunmasının dahi anılan gruba üye olmayan kişilerde ve kamuoyunda ayrımcılık yapıldığı yönünde düşünceye neden olduğu ve başvurucunun olay tarihindeki konumu dikkate alındığında kendisine olan itibar ve güven duygusunun sarsıldığı ifade edilmiştir. İstinaf başvurusu 19/7/2019 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.