Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5152 E. , 2024/7995 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5152 Karar No : 2024/7995 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İnşaat Medikal Gıda Peyzaj Taşımacılı…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5152 E. , 2024/7995 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5152 Karar No : 2024/7995 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İnşaat Medikal Gıda Peyzaj Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirketin 01/05/2012 tarihi itibariyle adresinde bulunmaması nedeniyle re'sen terk ettirildiğinin anlaşıldığı, tüzel kişilere yapılacak tebligatların öncelikle tüzel kişiliğin bilinen adreslerinde yapılması gerektiği, ancak tüzel kişiliğin bilinen adreslerinde tebliğ yapılmasının mümkün olmadığı hallerde (tüzel kişiliğin adresini terk etmesi, faaliyetinin re'sen terk ettirilmesi v.b.) tebliğin tüzel kişinin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde yapılabileceği, buna göre dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikametgah adresinde posta yoluyla usulüne uygun olarak eşinin imzasına tebliğ edildiği, söz konusu kamu alacaklarının ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırmaları neticesinde şirkete ait herhangi bir mal varlığına rastlanılmaması nedeniyle, kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına yapılacak tebliğ eğer kanuni temsilcinin ikametgah adresinde yapılacaksa, bunun bizzat kanuni temsilciye yapılması gerektiği, kanuni temsilcinin eşine yapılan tebliğin usulsüz olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... İnşaat Medikal Gıda Peyzaj Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin kurumlar vergisi, katma değer vergisi, geçici vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesinin 1. fıkrasında, "Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre (indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak) belirlenen ilgili hesap döneminin altışar aylık kazançları (42. madde kapsamına giren kazançlar ile noterlik görevini ifa ile mükellef olanların bu işten sağladıkları kazançlar hariç) üzerinden, 103. maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi öderler." hükmü yer almakta olup, 4. fıkrasında ise yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödeme emri içeriği borçların; 2010 yılının tüm dönemleri ile 2011/Ocak-Mart dönemine ilişkin geçici vergi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı dışında kalan bölümüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödeme emri içeriği borçların; geçici vergi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik ileri sürülen temyiz iddialarına gelince; Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin değerlendirilmesinden; yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici verginin terkin edileceği ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; mahsup olanağı kalmaması nedeniyle tahakkuk ettirilmemesi gereken geçici verginin tahakkuk ettirilerek dava konusu ödeme emrinde cebren tahsil aşamasına geçildiğinin görüldüğü ve bu durumun ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" itirazı kapsamında kabul edilebilecek nitelikte olduğu ayrıca geçici vergi üzerinden ceza kesilmesi yukarıda belirtilen hükme uygun ise de, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat ceza kesilmesi ve davacı iddialarının da borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, ödeme emri içeriği borçların 2010 yılının tüm dönemleri ile 2011/Ocak-Mart dönemine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık, davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ödeme emri içeriği borçların; 2010 yılının tüm dönemleri ile 2011/Ocak-Mart dönemine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunandan ... TL maktu harç alınmasına, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.