15. Ceza Dairesi 2012/14050 E. , 2014/635 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileni…
**15. Ceza Dairesi 2012/14050 E. , 2014/635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. 5237 sayılı TCK'nın 158/1-i bendinde, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2. maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı kanunun 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir. Özel ... Göz Kulak Burun Boğaz Teşhis ve Tedavi Merkezi’nde göz hastalıkları uzmanı olarak görev yapan sanığın, kendisine katarakt ameliyatı sonrası gözlük takmadan yaşamasının mümkün olup olmadığını soran katılana gerçekleştireceğini söylediği katarakt cerrahisini takiben her iki göze Alcon Restore marka göz içi merceği (multifokal göz merceği) yerleştirme işleminin dünyada ve Türkiye’de uygulamasının nispeten yeni olup, bu nedenle olası komplikasyonlar doğabileceği hususunda ayrıntılı bilgi vermesi gerekmesine rağmen, başından beri kesinlikle hiçbir sorun yaşanmayıp takacağı göz içi merceklerinden sonra gözlüğe ihtiyaç duymaksızın normal göreceğini söyleyerek, itimadını kazanmak suretiyle önceden matbu olarak hazırlanıp ayrıntılı açıklama içermeyen onam belgesini imzalattığı ve 2000 dolar ücreti aldıktan sonra operasyon yapması sonucunda katılanın takılan göz içi merceklerin uyumsuzluğundan dolayı görme yeteneğinin azalıp hem yakın hem de uzak gözlüklere mahkûm bir hayat sürmesine yol açmak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın katılana yapılacak operasyon sonucunda olası yan etkileri tüm ayrıntılarıyla anlattığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, katılanın ameliyat öncesinde gerekli tüm belgeleri imzalaması nedeniyle yapılan ameliyatın tıbba ve fenne uygun olması, özel olarak yapılan ameliyatın karşılığında belli bir paranın alınmasının yasal olması, uyarı yapılmaması durumunda bile sağlık personeli olan katılanın bu şekilde dolandırılmasının mümkün olmaması, göze takılan merceğe katılanın biyolojik olarak uyum sağlayamamasının, sanığın yaptığı ameliyat ile bağlantılı olmayıp, takılan cihazdan kaynaklanması, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nca düzenlenen 29.05.2008 günlü, 217 sayılı raporunda da, sanık tarafından yapılan ameliyatta herhangi bir tıbbi hatanın söz konusu olmadığının belirtilmesi hususları gözetilerek, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.