4. Ceza Dairesi 2021/19961 E. , 2024/770 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/9 E., 2016/920 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bul…
**4. Ceza Dairesi 2021/19961 E. , 2024/770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/9 E., 2016/920 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suç kastı olmadığına, psikiyatri servisinde yatarak tedavi gören annesine verilen ilaç neticesinde annesinin durumunun kötüleşmesi sebebiyle öfkeli olduğu, hemşire olan tanık E. T.'nin mağdur ile olan telefon görüşmesinde telaşlı bir şekilde "Sizin söylediğiniz iğneleri yaptım, başkaca bir şey yapmadım" demesi sebebiyle mağdura yönelik sinkaflı küfür ettiğine, eylemi esnasında tanık E. T.'den başka sözlerini duyan kimse olmadığına, ihtilat unsurunun oluşmadığına, hemen sonrasında olay yerine gelen mağdurdan ve tanık E. T.'den özür dilediğine, mağdurun şikâyetçi olmamasına karşın mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına vesaire ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Mağdurun Malatya Devlet Hastanesi'nde görevli doktor olduğu, sanığın annesinin hastanenin psikiyatri servisinde yatarak tedavi gördüğü, annesinin ağrılarının artmasının verilen ilaçlar sebebiyle olduğunu düşünen sanığın, o esnada mağdur ile telefonla konuşmakta olan tanık E. T.'nin telefonu vasıtasıyla mağdura sinkaflı sözlerle hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Sanığın suçunu samimi bir şekilde ikrar etmesi ile tanık ve mağdur anlatımları doğrultusunda sanığın üzerine atılı hakaret suçunun sübut bulduğuna yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunun takibinin şikayete tabi olmadığı belirlenmiştir. 3. Tanık E. T.'nin aşamalarda kendisi mağdur ile telefonla görüştüğü esnada sanığın mağdura hitaben bağırarak hakaret ettiğini beyan etmesi ve mağdurun aşamalarda sanığın kendisine telefon ile hakaret ettiğini duyduğunu belirtmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın ihtilat şartının gerçekleşmediğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. 4. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır. B. Sair Sebepler Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda sözlerin hastanenin psikiyatri servisinde söylendiği anlaşılmakla; aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, 2. Sanığın onsekiz yaşından büyük olmaması ve altmışbeş yaşından küçük olması ile Mahkemece otuz günden fazla hapis cezasına hükmedilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasını gerektiren şartların oluşmadığı, ayrıca; seçimlik ceza öngören hakaret suçunda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hususları gözetilmeyerek, aynı maddenin ikinci fıkrasına aykırı davranılması, 3. Taraf ve tanık beyanlarından, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği değerlendirilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden anılan fıkranın (c) bendinin uygulanmaması, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (B[2-3]) bentlerindeki bozma yönünden 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.