14. Ceza Dairesi 2014/4311 E. , 2016/4758 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin telefon numarasını bir şekilde ele geçiren sanığın, kendisini mağdurenin arkadaşı Uğur olarak tanıtıp, olay tarihinde buluşmak için mağdureyi çağırdığı, buluştuklarında da kendisinin Uğur'un a…
**14. Ceza Dairesi 2014/4311 E. , 2016/4758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin telefon numarasını bir şekilde ele geçiren sanığın, kendisini mağdurenin arkadaşı Uğur olarak tanıtıp, olay tarihinde buluşmak için mağdureyi çağırdığı, buluştuklarında da kendisinin Uğur'un aile dostu olup, Uğur'un beklediği eve götüreceğini beyan ederek hileyle abisine ait konuta götürdüğü, eve girdikten sonra da evin kapısını kilitleyerek mağdurenin gitmesine izin vermediği, ayrıca evin penceresinden yardım istemeye çalışan ve olayı telefondan polise bildiren mağdureyi alıkoyma eylemi sırasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ettiği anlaşıldığından eylemlerin bütün halinde TCK'nın 109/2, 109/3-f maddelerinde yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilip sanığın hukuki dururmunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, eylemlerinin iki ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.