10. Ceza Dairesi 2021/5097 E. , 2024/15772 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/64 E., 2016/163 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir ol…
**10. Ceza Dairesi 2021/5097 E. , 2024/15772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/64 E., 2016/163 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 06.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Sanığın 02.11.2015 tarihli eylemi nedeniyle 08.12.2015 tarihli birleştirme kararı verilmiştir. B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; sanık 25.02.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulü) "Yapılan yargılama, toplanan deliller, taraf beyanları, Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/12/2015 tarih 2015/1485 sor- 2015/14 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 05/01/2016 tarihli raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvaru Müdürlüğü'nce düzenlenen 23/11/2015 tarihli uzmanlık raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 23/11/2015 tarihli uzmanlık raporu, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisizlik kararı ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde sanığın 28/10/2015 ve 02/11/2015 tarihlerinde uyuşturucu kullandığının tespit edildiği ve Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/12/2015 tarih 2015/1485 sor- 2015/14 karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve bu kararın 14/12/2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, daha sonra sanığın 21/12/2015 tarihinde Edirne'nin Keşan ilçesinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, dolayısı ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği" gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, 15 günlük itiraz süresinin 7 gün olarak hatalı gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 08.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın 21.12.2015 tarihli ihlal eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.