Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6085 E. , 2024/6845 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6085 Karar No : 2024/6845 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: D…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6085 E. , 2024/6845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6085 Karar No : 2024/6845 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına tahakkuk ettirilen ancak vadesinde ödenmediği için kesinleştiği öne sürülen muhtelif dönemlere ait toplam 4.673.015,04-TL tutarındaki ecrimisil alacağının cebren tahsili amacıyla düzenlenen ... günlü ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. ve 58. maddeleri uyarınca vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsiline yönelik olarak borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunun borçlulara düzenlenen bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı, ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödenmediği veya mal bildirimde bulunulmadığı taktirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildirimde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, borçlunun 114. maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan cezanın bildirileceğine ilişkin hükümler uyarınca, davacı şirket adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin her bir işlemin farklı hukuki sonuçlar doğuracağı ve yargısal denetiminin ayrı ayrı yapılacağı dikkate alındığında, her bir ecrimisil ihbarnamesine yönelik olarak ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmesi gerektiğinden, farklı ecrimisil ihbarnamesi ile tahakkuk ettirilen kamu alacağının tek bir ödeme emri düzenlenmesi suretiyle tahsili yoluna gidilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Olay tarihinde yürürlükte olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ''Ödeme emri'' başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmış olup, ''Ödeme emrine itiraz'' başlıklı 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasında; "Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir." şeklinde kurala bağlanmıştır. Mahkemece, amme alacağının tahsiline yönelik düzenlenen ödeme emrine konu alacaklar için ayrı ayrı dava açılmasının yargılamanın selameti yönünden yerinde olacağı kanaati mevcut olması halinde 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunun 5. maddesi çerçevesinde davanın esasına girilmeden dilekçenin reddi müessesesi ile yargılamanın başlangıcında davaların ayrı ayrı açılması sağlanabilecektir. Bununla birlikte vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsiline yönelik olarak amme alacaklısı aynı İdare tarafından aynı kamu alacağı borçlusuna tek bir ödeme emri ile takip yapılmasında usul ekonomisi bakımından ve yukarıda yer verilen kanun maddesi çerçevesinde herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Diğer yandan ödeme emrine konu alacağın dayanak işlemine karşı dava açılmış ise, ödeme emrinin hukuki denetiminin de bu davanın sonucuna göre yapılması gerektiği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamelerine karşı açılan davalarda gelinen son aşamada; 88.237,49 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin ve düzeltme ihbarnamesinin; 61.808,49-TL'lik kısmının iptaline, 26.429,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin 15/11/2017 tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiği, 66.644,79 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin ve düzeltme ihbarnamesinin; 39.066,39-TL'lik kısmının iptaline, 27.578,40-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve kesinleştiği, 2.154.945,30 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin; temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin 457.765,00-TL'lik kısmının iptaline, 1.697.180,30-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 08/07/2020 tarih ve E:2019/9217, K:2020/2685 sayılı kararıyla hüküm kısmının "dava konusu işlemin 1.697.180,30-TL'lik kısmının iptaline, 457.765,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine" şeklinde düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği, 147.270,66 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin; temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin 104.014,50-TL'lik kısmı yönünden iptaline, 43.256,16-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/11/2024 tarih ve E:2023/5564, K:2024/6827 sayılı kararıyla onandığı ve kesinleştiği, 2.215.918,70 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin; temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin 1.550.899,41-TL'lik kısmının iptaline, 665.019,29-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/11/2024 tarih ve E:2023/5559, K:2024/6846 sayılı kararıyla bozulduğu görülmüştür. Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ecrimisil ihbarnameleri yönünden yapılan yargılamalarda verilen karar sonuçlarına bağlı olarak işbu ödeme emri konusunda da yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu ödeme emri hakkında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesinin 26/12/2019 tarih ve E:2019/180, K:2019/547 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, ''Ödeme emri'' başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmış olup, ''Ödeme emrine itiraz'' başlıklı 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un anılan hükümleri uyarınca, kamu alacağının cebren tahsili yoluna gidilebilmesi için alacağın usulüne uygun olarak tarh, tebliğ, tahakkuk aşamalarından geçmesi, borcu vadesinde ödemeyen borçluya borcu ödemesi lüzumunun bir ödeme emri ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, amme alacağının 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri düzenlenmek suretiyle tahsili yoluna gidilebilmesinin ön koşulunun, ortada kesinleşmiş, tahsil aşamasına gelmiş bir kamu alacağının bulunması gerekmekte olup bunun için de, vadesinin geçmiş olmasına karşın ödenmemiş olması, ayrıca ödeme emrinin konusunu oluşturan amme alacağına karşı dava açılmayarak veya açılan davanın olumsuz sonuçlanması suretiyle kesinleşerek cebren tahsili aşamasına gelmiş olması gerekmektedir. Bir başka ifade ile, ödeme emrinin dayanağı işlemlere karşı açılan davanın "ret" ile sonuçlanmasından ve bu konuda verilen kararın kesinleşmesinden sonra ödeme emri tanzim edilebilecektir. Bu durumda; anılan mevzuat hükümleri uyarınca, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle dayanak işlemlere karşı açılan dava sonuçlanıp kamu alacağı tahsil edilebilir hale gelmeden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden, dava konusu ödeme emirlerine dayanak alınan işlemlere karşı yukarıda bahsedilen davaların açılması ve bu kararlardan; ecrimisil ibarnamesinin 61.808,49-TL'lik kısmının iptaline, 26.429,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla (kesin olmak üzere) reddedilmesi dışında hiçbirinin kesinleşmediği dolayısıyla ödeme emrine konu yapılamayacağının görülmesi karşısında dava konusu ödeme emrinin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre anılan dosya dışında henüz ortada kesinleşmiş bir kamu alacağından sözedilemeyeceği açık olduğundan, söz konusu kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla 16/01/2018 tarihinde düzenlenen dava konusu ödeme emrininin 26.429,00-TL'lik kısmı dışında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Mahkeme kararını 26.429,00-TL idare alacağına ilişkin kısmı yönünden kararın bozulması, kalan kısmın ise belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ile Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.