12. Hukuk Dairesi 2012/6879 E. , 2012/23471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/12/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlar
**12. Hukuk Dairesi 2012/6879 E. , 2012/23471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/12/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı borçlu belediye başkanlığının, kamu hizmetine tahsisli taşınmazlarına konulan hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bir kısım taşınmazların niteliği ve kullanım durumu itibariyle kamu hizmetinde kullanıldığı, diğer taşınmazlar yönünden ise İİK.nun 106-110.maddeleri gereğince yasal sürede satış istenmediği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde; "Belediyenin kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim, harç gelirleri haczedilemez" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddeye göre belediyenin haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması zorunludur. Asıl olan, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçluların tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal bir düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekir. Buna göre, 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinin de dar yorumlanması gerekip, maddede açıkça haczedilmezlik için "fiilen kamu hizmetinde kullanılma" koşulunun kabul edilmesi karşısında, belediyeye ait bir malın haczedilmezliği ancak fiili durumunun tespiti ile belirlenmelidir. İmar planı vb. bir idari işlem ya da kararla taşınmazın kamu hizmetinin yürütülmesini sağlayacak bir amaç için tahsis edilmesi, onun fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı sonucunu doğurmayacağından, haczin kaldırılması için yeterli olmaz. Bunun için hakim bizzat taşınmazın başında bilirkişi eşliğinde keşif yaparak haczedilen taşınmazın fiili kullanım durumunu belirlemeli ve bu şekilde sonuca gitmelidir. Somut olayda, mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundan, 319 ada 1 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki şikayete konu diğer taşınmazların yukarıda açıklanan ilkeler ışığında fiilen kamu hizmetinde kullanılmadığı anlaşılmakta olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu 5393 SK.nun 15/son maddesi kapsamında haczedilmezlik şikayetidir. Ancak, mahkemece, yukarıda belirtilen taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanılmadığı tespit ve kabul edildiği halde, şikayet konusu yapılmayan İİK.nun 106-110.maddeleri gereğince bir değerlendirme yapılarak haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. O halde, mahkemece, 319 ada 1 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan diğer taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanılmadıkları anlaşıldığından anılan taşınmazlara ilişkin haczin kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken HMK.nun 26.maddesine aykırı şekilde talep aşılarak yazılı gerekçe ile istemin kabulü isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.