11. Hukuk Dairesi 2009/15033 E. , 2011/9297 K. MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2005/244-2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisin…
**11. Hukuk Dairesi 2009/15033 E. , 2011/9297 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2005/244-2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili şirketlerden Kazancı Holding A.Ş., Aksa Jeneratör A.Ş. ve Aksa Makine San. A.Ş.’nin “AKSA” markasının sahipleri olduklarını, bu şirketlerin söz konusu ibarenin kullanım hakkını, sözleşme ile holding iştirakçileri olan diğer davacı şirketlere de tanıdıklarını, davalının müvekkiline ait markayı haksız olarak kullandığını, davalının bu eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının müvekkili şirketler ile yakın alanlarda faaliyet gösterdiğini, ayrıca “AKSA” markasının müvekkilleri tarafından tanınmış marka haline getirildiğini ileri sürerek, “AKSA” ibaresinin müvekkillerinin tanınmış markası olduğunun tespitine, davalının unvanındaki “AKSA” ibaresinin sicilden terkinine, “AKSA ENDÜSTRİ” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesine, haksız kullanımın refine ve menine, Kazancı Holding A.Ş. ve AKSA Jeneratör San. A.Ş. için ayrı ayrı 10.000 TL, diğer müvekkili şirketler için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, tarafların ticari faaliyetlerinin ve emtialarının aynı sektöre ilişkin olmadıklarını, bu nedenle iltibas ya da haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, davacının markasını tanınmış hale getirdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, “AKSA” ibaresi altında farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda firma olduğunu, davaya konu uyuşmazlığa 556 sayılı KHK’nun 12. maddesinin uygulanmasının gerektiğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise Kazancı Holding adına tescilli 197821 numaralı markanın kullanılmadığı 6. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hem TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine, hem de tescilli marka sahibi olması nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine dayandığı, ticaret unvanları arasında iltibas varsa önce tescil yaptıran tüzel kişinin haksız rekabetin meni davası açabileceği, tarafların unvanlarındaki esas unsurun “AKSA” ibaresi olduğu, diğer eklerin işletmenin mevzu ve şirketin cinsine yönelik olduğu, öncelik hakkına sahip olan davacının davalının unvanının terkinini isteyebileceği, davacı ...’in gerek yurt içinde gerekse yurt dışında faaliyet gösterdiği, bu faaliyetlerini promosyonla desteklediği, bu faaliyetler sonucunda “AKSA GRUP” markasının ilgili sektörde güvenilirlik kazandığı ve belirli bir marka itibarına sahip olduğu, tanınmış markanın en önemli unsurlarından biri olan garanti fonksiyonunu gerçekleştirdiği, bu durumda tanınmış marka olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğinden bu marka kapsamında kalan emtia sınıfı ile davalının ürettiği mal ve hizmetlerin aynı sınıfta olup olmadığının değerlendirilmesine gerek olmadığı, davalının söz konusu ibareyi kullanarak marka sahibi Kazancı Holding A.Ş. yönünden manevi zarara sebebiyet verdiği, diğer davacıların da bu davacının bünyesindeki işletmeler olması nedeniyle onlar lehine manevi tazminat istenemeyeceği, karşı davanın ise takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davacılardan Kazancı Holding A.Ş.’nin sahibi bulunduğu “AKSA GRUP” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalının unvanındaki “AKSA” ibaresinin sicilden terkinine, “Aksa Endüstri” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesine, Kazancı Holding A.Ş. lehine 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın HUMK 409. maddesine göre işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl dava, davacı markasının tanınmış olunduğunun tespiti, ticaret unvanının sicilden terkini, haksız rekabetin önlenmesi ve manevi tazminat, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde sekiz farklı şirket davacı olarak yer almış olup, bu şirketlerden Aksa Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. ve Aksa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.'nin, davalı şirketten sonra tescil edilmiş olmalarına göre "AKSA" ibaresi üzerinde ne şekilde öncelik hakkına sahip oldukları karar yerinde tartışılmadan, davacı şirketler bir bütün olarak değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca, yukarıdaki bentte isimleri belirtilen şirketler dışında kalan davacı şirketlerin "AKSA" ibaresi üzerinde öncelik hakları bulunduğu, davalının "AKSA" ibaresini ticaret unvanında tescilli olarak kullandığı, söz konusu unvanlar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Ancak, davalının işletme adı olarak "Aksa Endüstri" ibaresini kullanıp kullanmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalının "Aksa Endüstri" ibaresini işletme adı olarak kullanıp kullanmadığının, şayet kullanmakta ise bu kullanımın tescile dayalı olup olmadığının araştırılması, tescile dayalı işletme adı ve unvan kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağının gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğu olmamıştır. 4-Davacılar vekili, müvekkillerinin tescilli "AKSA" ibareli markalarının tanınmış olduğunun tespitine de karar verilmesini talep etmiştir. Oysa, doğrudan doğruya dava açmak suretiyle markanın tanınmışlığının tespitinin sağlanması mümkün değildir. Bir markanın tanınmışlığının tesciline ilişkin yetki TPE’ne aittir. Bunun için de usulüne uygun şekilde anılan kuruma başvurulması ve gerekli prosedürün tamamlanması gerekmektedir. Bu durum karşısında, davacı tarafın markasının tanınmışlığının tespitine karar verilmesi isteminin açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tanınmışlğa karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 5-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.