12. Hukuk Dairesi 2025/7644 E. , 2026/3 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Bor…
12. Hukuk Dairesi 2025/7644 E. , 2026/3 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunarak haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın şikayet edenin haline münasip ev alması için gerekli olan 450.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışının yapılmasına dair hüküm kurulduğu, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle haczin varlığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce geçerli bir haczin var olmadığının belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin ayakta olmadığının tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Somut olayda, Orhangazi İcra Dairesinin 2015/76 Esas sayılı dosyasında, alacaklı ... tarafından dava dışı borçlu ... hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, şikayetçi ...'ye İİK.nın 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle İcra Müdürlüğünün 16.04.2015 tarihli kararı ile şikayetçinin dosyaya borçlu olarak kaydedilmesine karar verilerek şikayete konu taşınmazın haczedildiği anlaşılmıştır. Şikayetçinin söz konusu icra dosyasında borçlu olmadığının belirlenmesi için alacaklıya karşı 18.05.2015 tarihinde menfi tespit davası açtığı, söz konusu menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli, 2015/401 Esas ve 2024/15 Karar sayılı ilamı ile şikayetçinin Orhangazi İcra Dairesinin 2015/76 Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, söz konusu kararın 24.04.2024 tarihinde kesinleştiği, İcra Müdürlüğünün 04.04.2024 tarihli kararı ile şikayetçinin ilgili icra dosyasından borçlu sıfatının kaldırılmasına karar verildiği görülmekle; şikayet tarihi olan 13.05.2015 tarihi itibarı ile haciz ayakta ve geçerli ise de; İlk Derece Mahkemesinin kararından sonra, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 18.06.2025 tarihi itibarı ile şikayetçi borçlunun icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ve borçlu sıfatının kaldırılması nedeniyle geçerli ve hukuki dayanağı olan bir haczin varlığından söz edilemeyecektir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 18.06.2025 tarih ve 2024/2232 E. - 2025/1361 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Karşı Oy Yazısı; HMK 373/1. maddesinde; “Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Dosya yanılgı sonucu Bölge Adliye Mahkemesine gönderilse dahi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı hakkında uyma yahut direnme kararı vermesi yerinde olmadığından usule ilişkin bu yanlışlık doğrudan bozma nedeni olacak ve temyiz itirazlarının esası incelenmeyecektir(Zira Yargıtay HGK’nın 04.10.2023 tarih, 2023/5-445 E. ve 2023/895 K. sayılı kararı benzer niteliktedir). Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş ise bu halde dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden DİRENME veya BOZMAYA UYARAK yeniden karar verme yetkisi de dosyanın gönderilmesi gereken bu mahkemeye aittir. Yanlışlıkla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde bu kez yukarıda anlatılanların tersi geçerli olacak ve dosyanın yanlışlıkla gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesinin direnme veya uyarak yeniden karar vermesi yerinde olmadığından bu husus doğrudan bozma nedeni olacak ve temyiz itirazları incelenmeyecektir(Z. Gözütok-A. Albayrak Alfabetik Medeni Usul El Kitabı 2. Baskı s. 1136-1139, Zira Yargıtay HGK’nın 11.10.2023 tarih, 2022/11-659 E.-2023/937 K. sayılı kararı da benzer niteliktedir). Somut olayda; temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında şikayetçi/borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; bozma kararının özüne oy birliğiyle katılıyorum, lakin Dairemiz bozma kararı sonrası dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken “...Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine...” şeklindeki ibare yönünden Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum.12.01.2026