7. Hukuk Dairesi 2010/3108 E. , 2010/5539 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.09.2010 günü belirlenen saatte İski Genel Müdürlüğü vekili Av.... ve ... San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili ... ile Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görü…
**7. Hukuk Dairesi 2010/3108 E. , 2010/5539 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.09.2010 günü belirlenen saatte İski Genel Müdürlüğü vekili Av.... ve ... San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili ... ile Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Davacı tarafın hükmedilen tazminat miktarına, davalı tarafın ise zamanaşımı def’i ile hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın zamanaşımına uğramadığı kabul edilerek, benimsenen uzman bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir. Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesi hükmünde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir. Ayrıca, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında, BK’nun 42.maddesi uyarınca gerçek zarar miktarına hükmetmek gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de gerçek zarar ilkesinde, zarar görenin olaydan önceki durumuna kavuşabilmesi hedeflenir ve zararın giderilmesi işi, dışarıdan bir müteahhide ihale edilseydi neye yapılacak idiyse, zarar gören ancak o kadar meblağı talep hakkını haizdir. Öte yandan, hukukumuzda zarar konusunda fark teorisi benimsenmiştir. Bu teori gereğince zarar, mal varlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile zarar verici olay meydana gelmese idi bulunacağı durum arasındaki farktan ibarettir. Bu olgu dikkate alındığında hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yararla zarar denkleştirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerekir.