10. Hukuk Dairesi 2023/11687 E. , 2024/13646 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1933 E., 2023/1262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/175 K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından ist…
**10. Hukuk Dairesi 2023/11687 E. , 2024/13646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1933 E., 2023/1262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/175 K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların desteği ... 'ün davalı ... Liman İşletmeleri Şirketi'nin ... Konteyner Terminali İnşaat İşlerini üstlenen diğer davalı ... İnşaat Şirketi bünyesinde çalışırken görevi kapsamında olmamasına rağmen şantiye sahasında kuyularda biriken suyu tahliye etmek için kullanılan dalgıç pompanın kurulumu sırasında davacıların desteğini elektrik çarptığını ve aynı gece kaldırıldığı Esenyurt Devlet Hastanesinde vefat ettiğini, desteğin ölümü ile davacıların maddi ve manevi olarak destekten yoksun kaldıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı anne ... için 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, davacı baba ... için 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 150.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... Liman İşletmeleri vekili 17.06.2016 muh. tarihli yanıt dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıların desteğinin kara konteyner terminali inşaatının yapımının ihale edildiği diğer davalı şirketin sigortalı işçisi olduğunu, inşaat sahasında gerekli tedbirlerin alınması, iş güvenliğine ilişkin kontrollerin yapılması ve bu konuda işçilere gerekli eğitimlerin verilmesi konusunda sorumluluğun davalı ... İnşaat Şirketi'nde olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacıların desteğinin de kusurlu olduğunu, bu nedenle olayda uygun illiyet bağının kesildiğini ve işverenin sorumluluğunun ortadan kalktığını, talep edilen Manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İnşaat vekili 22.06.2016 muh. tarihli yanıt dilekçesinde özetle; Davacıların desteğin olay tarihinde aylık kazancının asgari ücret tutarında olduğunu, desteğin her zaman görev tanımı dahilinde çalıştığını, şantiye sahasında düz işçi fore kazık imalatında yardımcı eleman pozisyonunda görev yaptığını, kazanın da bu görev esnasında yaşandığını, desteğin işin eğitimini almış ve yüzlerce kez tekrarlamış olmasına rağmen eyleminde işin gereğine, işyeri talimatı ve iş güvenliği ilkelerine aykırı davrandığını, davacıların taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...1-Davacı ... için net 168.867,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için Net 263.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2-Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, .." şeklinde karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Dosya içeriği, mevcut delil durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin taktiri, karar gerekçesine göre istinaf nedenleri ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davacılar ve davalıların istinaf itirazlarının ve istinaf başvurusunun esastan reddine... " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat hesabının ek rapordaki hesabının hatalı olduğunu, ... davacı ... 'ün aylık 2200 TL ücretle çalıştığını, hatalı tespit yapıldığı gerekçesi ile temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... Liman İşletmeleri ve San ve Tic A.Ş. temyiz dilekçesinde özetle; alt üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu olayın meydana gelmesinde hiçbir kusurlarının bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, faizlerin kaza tarihinden itibaren işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; kaza ile ölüm arasında bağlantının kurulamadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu olayda kusurlarının bulunmadığını, raporda yapılan destek hesaplarının eksik ve hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile temyiz isteminde bulunmuştur.. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden ... Örtün'ün annesi, babası ve kardeşleri tarafından davalılara karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren ve ... akti kavramlarının açıklanması gerekmektedir. 4857 sayılı Kanun'un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden ... hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır. b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır. c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır. d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır. e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendisi sigortalı çalıştırmaksızın işi bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır. f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İşyerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.) İş kazası ve dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde ... sözleşmesi; “Yüklenicinin bir ... meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. ... sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek ..., aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise ... sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, ... sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise ... sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir. ... sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir ... meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir ... getirilmesine de ilişkin olabilir. ... sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise ... sözleşmesi değil, hizmet sözleşmesi söz konusu olacaktır. (YHGK’nun 14.11.2019 ve 2016/21-627 E.- 2019/1192 K. sayılı ilamı da bu yöndedir) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalılar arasında akdedilen ... Tevsiat Projesi Kara Konteyner Terminali İnşaat İşlerine Ait Sözleşme'ye göre davalı ...'un faaliyet konusunun Liman işletmeciliği olduğu, gemi tahmil tahliye işleri ve gemilerde yapılan tüm işlerte ilgili çalışmalar yürüttüğü, diğer davalı ... İnşaat'ın faaliyet konusunun ikamet amaçlı binaların inşaatı (müstakil konutlar, birden çok aileni oturduğu binalar, inşaat, bina projelerine yönelik mühendislik ve danışmanlık faaliyetleri) olduğu, taraflar arasındaki imzalı sözleşmede işin tanımı, davalıların faaliyet alanları dikkate alındığında asıl işveren- alt işveren ilişkisi kurulmadığı davalı ... Liman İşletmeleri ve San. Ve Tic. A.Ş.'nin projeyi denetlemek için kontrol elemanlarının bulunması bu sonucu değiştirmeyeceği, ancak meydana gelen kazada üçüncü kişi olarak kusuru varsa sorumlu olabileceği dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde, Mahkemece yapılacak iş davalı ... Liman İşletmeleri ve San. ve Tic. A.Ş. hakkında 3. kişi olarak sorumluluğu olup olmadığına ilişkin gerekirse yeniden bilirkişi raporu almak suretiyle varsa usuli kazanılmış hakları gözeterek karar vermekten ibarettir. O halde, davalı ... Liman İşletmeleri ve San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... Liman İşletmeleri ve San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.