(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14495 E. , 2008/6867 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki katkı payının tespiti ve bedel tamini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vizede satın aldığı arsanın tapusunu oğlu olan davalı adına devir ettirdi…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14495 E. , 2008/6867 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki katkı payının tespiti ve bedel tamini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vizede satın aldığı arsanın tapusunu oğlu olan davalı adına devir ettirdiğini, daha sonrada yine bu arsa üzerine üç katlı bina yapıtırdığını, bir dairesinde oturmakta iken davalının kendisini evden çıkardığını bildirip, arsa ve bina bedelinin tesbitiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 6.000 YTL'nin tahsili istemiştir. Davalı, arsa ve binanın kendisine ait olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının ıslah talebide nazara alınarak 81.000 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, satın aldığı arsanın tapusunu davalı oğlu adına devir ettirdiğini, arsa üzerine yine kendisinin yaptırdığı binanın bir dairesinde oturmakta iken, buradan davalıca çıkarılması ve davalı oğlunun verdiği vekaletten azil etmesi sebebiyle bu davayı açmıştır. Bir davada maddi vakıaları bildirmek taraflara, hukuki tavsif ve uygulanacak yasa madderini bulup uygulamak hakime aittir. İddianın ileri sürülüş şekline göre dava bağıştan rücuu davasıdır. Yasal dayanağı B.K'nun 244.maddesidir. Davacı 29.3.2002 tarihinde oturduğu daireden çıkarıldığını ve kendisine verilen vekaletten azil edildiğini açıkça bildirmiştir. Bağıştan rücuu davasının, bağışlayanın rücuu sebebini öğrendiği tarihten itibaren BK.'nun 246/1.maddesi hükmü gereği bir yıl içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen nazara alınmalıdır. Davacı 29.3.2002 tarihinde evden çıkarılıp, vekaleten azil edildiğini göre, bu tarih itibariyle bağıştan rücuu sebebini öğrenmiştir. Dava 21.6.2005 tarihinde açılmış olup, bir yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın reddi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 16.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.