15. Ceza Dairesi 2017/3532 E. , 2019/1495 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK 204/1,62 maddeleri gereğince mahkumiyet, sanık ... CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında; TCK 158/1-f-son,62,52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların, resmi belgede sah…
**15. Ceza Dairesi 2017/3532 E. , 2019/1495 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK 204/1,62 maddeleri gereğince mahkumiyet, sanık ... CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında; TCK 158/1-f-son,62,52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların, resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükümler ile resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanın sahibi olduğu firmadan almış oldukları malzemeler karşılığında keşidecisi ... şirketinin bölge sorumlusu olan sanık ... tarafından tanzim edilen 14.04.2008 keşide tarihli 15.000 YTL bedelli 0530773 no' lu çekin katılanın çalışanı olan tanık ...'a verildiği, tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmesi ile karşılığının olmadığının anlaşıldığı ve keşideci firma sahibi sanık ... tarafından çek üzerindeki imzanın inkar edildiği, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen somut olayda; 1-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu açısından yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkındaki CMK'nın 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı aynı yasanın 231/12 maddesi gereğince itiraz yasa yoluna tabi olduğu, sanık müdafinin vaki itirazı üzerine itiraz merci olan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi 05/03/2014 gün ve 2014/265 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine dair kesin karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçları açısından yapılan temyiz incelemesinde; Suça konu 04.04.2008 keşide tarihli 15.000 YTL bedelli 0530773 no' lu çekin keşidecisi ... şirketinin sahibi sanık ...'in katılan şirkete olan borçlarını kabul ettiği, maddi durumlarının bozulması nedeniyle borçlarını ödeyemediğini, dolandırıcılık kastı bulunmadığını ve icra dosyasında borca etmediğini savunması karşısında sanıkların suç kastı ile hareket ettiklerine dair cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden üzerilerine atılı suçların unsurları itibariyle oluşmayacağından sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK'nın 158/1-f-son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken önce 30 gün adli para cezası belirlenmesi, daha sonra da haksız elde olunan yararın iki katı esas alınarak sanık hakkında fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.