2. Hukuk Dairesi 2016/14241 E. , 2018/3802 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarı ile erkek yararına hükmolunan vekalet ücreti yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi, nafaka, vel…
**2. Hukuk Dairesi 2016/14241 E. , 2018/3802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarı ile erkek yararına hükmolunan vekalet ücreti yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi, nafaka, velayet, kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına hükmedilmiş ise de; davalı erkeğin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 127. 128. 129. maddeleri gereğince davaya süresinde cevap vermediği anlaşılmıştır. Davalı erkek süresinde cevap dilekçesi vermediğinden kadının kusurlu olduğuna yönelik bir vakıa ileri sürülemez ve davacı kadına kusur yüklenemez. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) taleplerinin reddedilmesi doğru değildir. 3-Davalı erkek süresinde cevap dilekçesi vermediğinden erkeğin maddi ve manevi tazminat talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına'’ şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır. 4-Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Ortak çocuk ... 2013 doğumludur. Baba ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygusunun tatminini sağlamaktan uzak olup, ortak çocuğun ayın belli hafta sonları, bayram, yarı yıl ve yaz tatillerinde baba yanında yatılı kalmasına olanak sağlayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekir. Ayrıca değişen koşullar, çocuğun yaşı ve eğitim durumu gözetilerek kişisel ilişki düzenlemesi ileriki yıllarda her zaman yeniden istenebileceğinden ortak çocuk ile baba arasında kademeli bir şekilde ileri ki yıllardaki ilişkinin ne şekilde gerçekleştirileceğinin belirlenmesi de doğru olmamıştır. 5-Davacı kadının davası kabul edildiğine göre, davalı erkeğin bir davası bulunmamasına rağmen, davalı erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle