3. Ceza Dairesi 2021/7762 E. , 2023/10037 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1303 E., 2018/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarih ve SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜM : 1-Tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 ... Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63., 2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 174/1-2, 3713 ... Kanun’un 5/2, TCK’nın 62/1,…
**3. Ceza Dairesi 2021/7762 E. , 2023/10037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1303 E., 2018/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarih ve SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜM : 1-Tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 ... Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63., 2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 174/1-2, 3713 ... Kanun’un 5/2, TCK’nın 62/1, 52/2-3-4, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin takdiren; sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin ise tayin olunan cezaların süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 ... Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz istemlerinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında UYAP ortamından alınıp dosya içine konulan nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra, temyiz kanun yolu aşamasında 02.04.2023 tarihinde öldüğüne ilişkin kayıt mahallinden araştırılarak TCK'nın 64/1 inci maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 27.05.2014 tarih, 2013/1-76 Esas, 2014/282 ... kararında; “Ceza muhakemesinin amacı olan somut gerçeğin ortaya çıkarılması için delillerin duruşmada ortaya konulmasından sonra, bu delillerden sonuç çıkarma, yani tartışma safhası başlamaktadır. Böylece ortaya konulan delillerle ilgili taraflara 5271 ... CMK'nın 216/1 inci maddesinde belirtilen sıraya göre söz ... verilecek ve tartışma imkanı sağlanacaktır. Tartışma safhası tamamlandıktan sonra, önce bireysel iddia makamını temsil eden katılan ve vekili, sonra da kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki görüşünü beyan edecektir. Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, bu suretle CMK'nın 225/1 inci maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Kovuşturma safhası sonunda da iddia makamı, duruşmaya getirilip tartışılan delilleri değerlendirerek esasa dair iddialarını mütalaası ile ortaya koyacak, sanık veya müdafii de buna dair savunmasını yapabilecektir. Bu, tez (iddia) ile antitezin (savunmanın) çatışmasıyla, sonuca (karara) ulaşılan bir süreç olan muhakeme sonucunda sağlıklı bir karara ulaşabilmenin gerekli ve zorunlu şartıdır. Uyuşmazlık konusuna ilişkin 1412 ... CMUK'un 251 ve 5271 ... CMK'nın 216 ncı maddeleri benzer şekilde düzenlenmiş olmalarına rağmen her iki Kanun'da da, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının ne şekilde olacağına dair bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak ceza muhakemesi kanunlarının her konuyu ayrıntısıyla düzenlemesi beklenmemelidir. Bu sebeple usûl kanunlarının düzenlemediği alanlar kişi hak ve özgürlüklerine aykırı olmamak ve kanunun ruhuna uygun olmak şartıyla yorum ve kıyasla doldurulmakta ve bu uygulamalar benimsendikçe teamüle dönüşmektedir. Uygulamada yargılamaya konu olan her suç için Cumhuriyet savcısı tarafından esas hakkında görüş açıklanması ve bu mütalaanın mahkûmiyet yönünde olması durumunda, uygulanması talep edilen kanun ve maddelerinin açıkça belirtilmesi yerleşik ve benimsenmiş bir yöntemdir. Öte yandan, iddia makamının esasa dair görüşünü anlaşılır ve açık bir biçimde sunmasının savunma hakkının kullanılmasıyla da bağlantılı olduğunda şüphe yoktur. Zira sağlıklı bir savunma ancak sağlıklı bir iddia üzerine oturtulabilir. Bu sebeple kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı, karar verilmeden önce, toplanan delillere göre yargılama konusu olan her bir suç açısından esasa dair mütalaasını açık ve anlaşılır bir biçimde ve eğer görüşü mahkûmiyete dair ise mevzuatta yer alan kanun ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorundadır. Bu konuda öğretide de; “İddia makamı, muhakeme boyunca, mütalaa mahiyetindeki hükümleri ile hâkime ışık tutacak, muhakemede tez ileri sürüp sentez elde edilmesine çalışacaktır… Savcılık son kararın nasıl olması gerektiği hakkındaki görüşünü esas hakkındaki mütalaası ile açıklayacak ve artık şüphesi kalmayıp mahkûmiyet kararı verilmesini düşünüyorsa o zaman, sanığın cezalandırılmasını isteyecektir… Tartışma sadece maddi meseleye taalluk etmez; muhakeme hukuki meseleyi de çözeceğinden, bu mesele hakkındaki görüşler de iddiada yer alacaktır.” (Nurullah Kunter, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, 9. bası, İstanbul 1989, s.193, 936-937); “Ceza muhakemesi hükmünün kollektif olması gerekmesi sebebiyle, savcının son soruşturma safhasının sonuç çıkarma devresinde düşüncelerini bildirmesi yani esas hakkındaki mütalâasının serd etmesi, vazgeçilmez bir zarurettir. Diğer ilgililerin bir şey söylemeksizin işi mahkemenin kararına terk etmeleri mümkün görülebilmekle beraber, savcı bakımından böyle bir şey söz konusu olamaz; savcı her halde en son iddialarını söylemelidir. Bu itibarla, savcılık talep veya iddia durumunda olduğu konularda keyfiyeti hâkime (veya hâkimin takdirine) bıraktığını beyan ile yetinemez... Savcının esas hakkındaki mütalâasının alınması mecburî olmakla beraber, yargıcın bu ödevini yerine getirmekten kaçınan savcıyı zorlamak yetkisi bulunmadığından, bu gibi hallerde son kararın esas hakkındaki mütalâa alınmadan verilebilmesi de kabul edilmektedir. Ancak böyle bir durum ceza muhakemesi hükmünün kollektif olmasına engel teşkil edeceğinden, yargıç veya mahkeme başkanı hiç olmazsa makamın başı olan savcıya müracaat edebilmeli ve esas hakkındaki mütalâasını vermeyi red eden yardımcı yerine bir başkasının duruşmaya çıkarılmasını talep edebilmelidir… Esas hakkındaki mütalaanın sadece sübuta yani maddi meseleye değil, hukuki meseleye de taalluk etmesi gerekir. Muhakemenin aynı zamanda hukuki meseleyi de halletmek zorunda olması, savcının bu konudaki düşüncelerini de bildirmesini gerektirmektedir” (... Keyman, Ceza Muhakemesinde Savcılık, ... Matbaası, Ankara, 1970, s.258-262) şeklinde görüşler bulunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Ozerov/Rusya (18.05.2010-64962/01) kararında; yargılamadan önce hazırlanan iddianamenin önemini vurgulamakla birlikte, ceza yargılamasına savcının katılmamasını AİHS'nin 6 ncı maddesi kapsamında "... yargılanma hakkının" ihlali olarak kabul etmiştir” şeklinde düşüncelere yer verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelindiğinde; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını yargılama konusu olan tüm suçlar yönünden açıklaması ve bu mütalaanın mahkûmiyet yönünde olması durumunda uygulanması talep edilen kanun ve maddelerini de kapsaması zorunlu kabul edildiğinden, Cumhuriyet savcısının sanıkların ve müdafiilerinin de bulunduğu 06.02.2018 tarihli celsede tekrar ettiğini belirttiği 29.01.2018 tarihli esas hakkında mütalaa olarak açıkladığı, ancak yukarıda izah edildiği şekilde iddianameye atıf yapmakla yetinilerek uygulanması istenen kanun maddelerini içermeyen mütalaasıyla birlikte sanık ve müdafilerinin son savunması alınarak mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı olup, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.