Ceza Genel Kurulu 2016/165 E. , 2016/1241 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık ...'nin 5237 sayılı TCK'nun 81, 35, 29, 31/3, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.11.2013 gün ve 161-241 sayılı hükmün sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza D…
**Ceza Genel Kurulu 2016/165 E. , 2016/1241 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık ...'nin 5237 sayılı TCK'nun 81, 35, 29, 31/3, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.11.2013 gün ve 161-241 sayılı hükmün sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 29.06.2015 gün ve 125-4170 sayı ile onanmasına oy- çokluğuyla karar verilmiş; Daire Üyesi D. Kahveci; "Mağdur ...'in soruşturma aşamasında olay günü kolluğa verdiği ifadesinde ve daha sonra duruşmadaki beyanında herhangi bir engel sebepten bahsetmemesi, diğer mağdurlar ... ve ....'ın da kovuşturma aşamasında benzer beyanlarda bulunmaları, suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmaması, batın sağ üst kadrana isabet eden ve hayati tehlike doğuran tek bıçak darbesi bulunması karşısında; kastının yaralamaya yönelik olduğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre alt sınırdan uzaklaşılarak TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılmak üzere hükmün suç vasfından dolayı bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum" şeklinde karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.10.2015 gün ve 400148 sayı ile; “...Mağdur ...'ın iddiaları, sanık savunması, tanık beyanları, mağdurun adli rapor içeriği ve tekmil dosya kapsamının; mağdurlar ... ve ...'in sadece soruşturma aşamasındaki, (olayın harareti altındayken kendi saldırılarının yaratacağı olumsuzluğu da bir anlamda bertaraf etmek düşüncesi altında, üstelik mağdur ... tarafından da doğrulanmayan) beyanlarına karşı üstünlük arzetmesi ve kaldı ki şüpheden yararlanmanın sanık hakkı olması gerektiği görüşünden hareketle; çocuk sanık ...'nin kastının öldürme olmadığı, nitelikli kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.01.2016 gün, 5006-21 sayı ve oyçokluğuyla, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik kasten yaralama suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümleri kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme, sanık hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.