(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/5275 E. , 2012/5732 K. "İçtihat Metni" Cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kocaeli Çocuk Mahkemesinden verilen 21.09.2010 gün ve 2009/509 Esas, 2010/319 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairey
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/5275 E. , 2012/5732 K.** **"İçtihat Metni"** Cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kocaeli Çocuk Mahkemesinden verilen 21.09.2010 gün ve 2009/509 Esas, 2010/319 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, bu itibarla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezaların miktar ve türüne göre, hükümlerin kesin nitelikte olduğu; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün ve 173-209 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; mahkemelerce daha ağır cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir ceza verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği; somut olayda cinsel taciz suçundan TCK.nın 105/1. maddesi uyarınca madde metninde yer alan seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edilip, aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmiş ise de, kanuna aykırı olan bu uygulamanın ancak aleyhe temyiz bulunması halinde kesin nitelikte olan hükmü temyizi kabil hale getireceği ve dosyamızda da aleyhe temyiz bulunmadığı gözetildiğinde, bu suçtan kurulan ve yanılgılı uygulama sonucu kesinlik sınırı içinde kalan hüküm de temyiz denetimine konu olamayacağından; suça sürüklenen çocuk müdafiin cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan 1480 TL ve 1200 TL adli para cezalarına ilişkin kesin nitelikteki hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .