12. Hukuk Dairesi 2013/30205 E. , 2013/37824 K. MAHKEMESİ : Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/12/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu tarafından i…
**12. Hukuk Dairesi 2013/30205 E. , 2013/37824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/12/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu tarafından icra takibinin dayanağı olan çeklerdeki imzaya itiraz edildiği ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 27.06.2012 tarihli raporda inceleme konusu çekler üzerinde adına atfen atılı imzaların basit tersimli imzalar olması nedeniyle borçlunun eli ürünü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlikte bulgu saptanamadığı belirtilmiş, mahkemece, Ali Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda imzaların borçlunun eli ürünün olmadığının bildirildiği gerekçesi ile borçlunun itirazının kabulüne karar verilmiştir. İİK.nun 170/3 . maddesinde inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşıldığı takdirde itirazın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, bilirkişi raporunda imzanın borçlu ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması zorunludur, zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu çekteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı ispat külfeti de alacaklıya aittir. O halde Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen 27.06.2012 tarihli rapor içeriğine göre imzanın borçluya ait olduğu kesin şekilde tespit edilemediğinden itirazın kabulüne karar verilmesi yerine imzanın borçlunun eli ürünü olmadığı gerekçesi ile kabulü isabetsiz ise de sonuçta istem kabul edildiğinden itirazın kabulüne ilişkin icra mahkemesi kararı sonucu itibari ile doğru olduğundan sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK’nun 170/3.maddesi gereğince borçlunun imzaya itirazının kabul edilmesi halinde, itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptali isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesi’nin 19.12.2012 tarih ve 2009/102 E., 2012/83 K.sayılı kararının hüküm bölümünün “1” nolu bendinde yer alan “İPTALİNE” sözcüklerinin karar metninden çıkartılarak yerine “İİK’nun 170/3.maddesi gereğince DURDURULMASINA” sözcüklerinin yazılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekli ile İİK.366 ve HUMK’nun 438.maddeleri gereğince (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.