Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1137 E. , 2024/4857 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1137 Karar No : 2024/4857 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: .. İl Emniyet Müdürlü
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1137 E. , 2024/4857 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1137 Karar No : 2024/4857 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: .. İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilmelerinin öngörüldüğü; ancak, bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesinin kurala bağlandığı; uyuşmazlık konusu olayda, 2020 yılında davacının kadrosuzluk nedeniyle 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği; buna göre, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, anılan Kanun'un emredici hükmü uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, görev süresinin uzatılmaması hususunda idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı olarak kullandığı ileri sürülmüş ise de; 3201 sayılı Kanun hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, re'sen emekliye sevk edilecek polis amirlerinden görev süresi uzatılacakların belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız nitelikte olmamakla birlikte, re'sen emekliye sevk edilecek personel arasından hizmet gereği olarak iki yıl süreyle görev süresi uzatılacak olan personelin belirlenmesi konusunda yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı; bu itibarla, davalı idareye tanınan takdir yetkisi kullanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu konuda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayda, 2020 yılında davacının kadrosuzluk nedeniyle 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği; anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline" kesin olarak karar verildiği; bu durumda, davacının 2020 yılında terfi ettirilmemesine ilişkin işleme karşı açtığı davanın iptalle sonuçlandığı ve söz konusu yargı kararı uyarınca davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmesi gerektiği dikkate alındığında; re'sen emeklilik için ön koşul olan beş yıl içinde üst rütbeye terfi edememe halinin, dolayısıyla re'sen emekliye sevk işleminin sebep unsurunun ortadan kalktığı anlaşıldığından, davacının kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının re'sen emekliye sevk edildiği; davacının 2020 yılında bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi işlemi yargı kararıyla iptal edilmiş ise de, terfi ettirilmeme ve re'sen emekliye sevk kararlarının iki ayrı idari işlem olduğu, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İşbu dava devam etmekte iken, 2020 yılı itibarıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi işleminin yargı kararıyla iptal edildiği, re'sen emekliye sevk işleminin ön koşulu olan "beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe" şartının gerçekleşmediği ve re'sen emekliye sevk işleminin dayanağının ortadan kalktığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, "...yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın "...yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihine kadar olan kısmının, dava açma (29/07/2020) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.