12. Ceza Dairesi 2014/3734 E. , 2014/19741 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddi Davacı vekilinin 05.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltına alındığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafın…
**12. Ceza Dairesi 2014/3734 E. , 2014/19741 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddi Davacı vekilinin 05.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltına alındığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacı vekili, 05.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının 17.01.1996 ile 24.01.1996 tarihleri arasında "7 gün" süre ile haksız olarak gözaltında kaldığını belirterek 2.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yapılan yargılama (inceleme) sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır 3. nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin, 1996/240 Esas - 1996/403 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) terör örgütüne yardım ve yataklık etme suçundan, 17.01.1996 – 24.01.1996 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda davacı hakkında 12.11.1996 tarihinde beraat hükmü kurulduğu, beraat hükmü verildikten sonra, kararın sanığa veya müdafine tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya tebligat parçası bulunmamakta olup, davacının 16.08.2012 tarihinde vermiş olduğu vekaletnameye istinaden Av. ...’in başvurusu üzerine 23.08.2012 tarihinde kararın kesinleşmesi üzerine tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır. 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.