7. Hukuk Dairesi 2012/2144 E. , 2012/6135 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerhi istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tut…
**7. Hukuk Dairesi 2012/2144 E. , 2012/6135 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerhi istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere, davaya konu muhdesatların davacının nişanlı iken evlendiğinde oturması ve kullanması amacıyla davacının nam ve hesabına yapıldığı anlaşıldığına göre davalılardan ... ve arkadaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından sözedilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhtesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhtesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Çoğun içinde azın da bulunduğu, muhtesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhtesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek davanın kısmen kabulü ile taşınmaz üzerinde bulunan ve hükümde gösterilen muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının mülkiyet tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, bir kısım davalıların temyizi bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 2. paragrafında geçen "Bu hususun tapudaki beyanlar hanesine şerhine" sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 19.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.