12. Ceza Dairesi 2020/12377 E. , 2024/7400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/628 E., 2016/353 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Malen sorumlu vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden kamu davasına katılma hak ve yetkisinin olmadığı bu nedenle, malen sorumlu vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın
**12. Ceza Dairesi 2020/12377 E. , 2024/7400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/628 E., 2016/353 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Malen sorumlu vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden kamu davasına katılma hak ve yetkisinin olmadığı bu nedenle, malen sorumlu vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın 237. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde; sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52, 52/4. maddeleri uyarınca 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebebi; cezanın haksız ve yersiz olduğuna, kusur tespitine, asli kusurlu olanın ölenin olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerekirken, haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosyaya alınan Adli Tıp Kurumu raporu karar esas teşkil edecek nitelikte olmadığına, dosyada yeterli araştırma yapılmadığına, müteveffanın kendini korumak için giymesi gereken kıyafetleri ve kullandığı bisikletin fren ve direksiyon sisteminin arızalı olup olmadığı araştırılmamış olduğuna, sanığın asli kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, kasıtlı olarak suç işlemediğine, kaldı ki müvekkil yalnız araç maliki olup, sırf iş gereği sanığa araç tahsis etmesi nedeniyle sorumlu olamayacağına, dava konusu olayda müvekkile ait aracın müsaderesi için kanuni koşullar oluşmamış olduğuna, bu sebeple müvekkilin malen sorumluluğu bulunmadığına, Yerel Mahkemeden müvekkil hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep edilmiş ancak, yerel mahkeme müvekkil hakkında hiçbir karar vermemiş olduğuna, müvekkilin içinde bulunduğu durumun muallakta kalmış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 07:50 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki 34 SVU 22 plaka sayılı kamyonet ile meskun mahalde, iki şeritli iki yönlü yolda seyrederken, olay mahalline gelip sola dönmek istediği esnada kendisine hitap eden "Dur" işaret levhasını dikkate almadığından, kamyonetin sol ön çamurluk kısımları ile seyir istikametine göre yolun solundan seyreden ölen sürücü ...'un sevk ve idaresindeki bisikletin çarpışması sonucu, sürücü ...'un ölümüne neden olduğu, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 04.04.2016 tarihli raporuna göre, sanık sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edilmiş, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52, 52/4. maddeleri uyarınca 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; Taksirle öldürme suçunun mağduru olmayan ve bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen malen sorumlu vekilinin yargılamaya konu suç yönünden kamu davasına katılma hak ve yetkisinin olmadığı gibi hükmü temyiz etme hakkı da bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden; Sanık hakkında adli para cezası miktarının hesaplanması sırasında, hesap hatası sonucu 910 gün karşılığı 18.200 TL adli para cezası yerine, 900 gün karşılığı 18.000 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin on birinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarda denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağının düzenlenmesi ve atılı suçun taksirli bir suç olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından sanık hakkında verilen daha önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına yönelik ihbarı içeren paragrafın hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.