T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:08/06/2022 DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:20/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı v…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:08/06/2022 DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:20/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın, ... günü ... yolu, ... Mahallesi, ... mevkiinde davalı şirketin Karayolları İhtiyari Mali Sorumluluk sigortalısı dava dışı ...'e ait ... plaka sayılı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve müvekkiline ait aracın zarar gördüğünü, dava dışı ...'e ait ... plaka sayılı aracın yol üzerinde kurallara aykırı bir şekilde durmasına neden olan olayın, dava dışı ...'a ait ehil hayvanın yolda ölü vaziyette durması olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün gece vakti hem ... plaka sayılı aracı, hem de ölü hayvanı yolda göremeyerek kaza yaptığını, olayın meydana gelmesinde dava dışı ...'ün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/1 - k ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 116. maddesini ihlal ettiği için %50 kusurlu bulunduğunu, dava dışı ...'e ait aracın yerleşim yerinin dışındaki taşıt yolunda gerekli önlemleri almayarak park ettiğini, bu durumda kazaya %50 oranında kusurla sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle ... plakalı müvekkiline ait araçta, davalı ... tarafından aldırılan ve 26.04.2021 tarihli Ekspertiz Raporu’na göre, parça ve işçilik bedelinden oluşan 270.635,68 TL zararın meydana geldiğinin belirlendiğini, dava dışı ...'e ait aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının dava dışı ... Sigorta tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin ortaya çıkan zarar nedeniyle KZMSS limiti olan 43.000,00 TL'nin %50'si 21.500,00 TL'nin ... Sigorta tarafından ödendiğini, müvekkiline ödenmesi gereken 135.317,84 TL'den (270.635,68.-TL/2), 21.500,00 TL'nin ödenmesi sonucu kalan 113.817,84 TL'nin ödenmesi için davalıya başvurulduğunu, çünkü KZMSS tarafından karşılanmayan zararları gidermek adına dava dışı ... tarafından davalı ...'dan Karayolları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (KİMSS) yaptırıldığını, davalı ... tarafından hukuka aykırı gerekçelerle bu taleplerinin reddedildiğini, oysa ki Karayolları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının, gerçek zararın, KZMSS hadleri üzerinde kalan kısmından KİMSS poliçesinde gösterilen limitler (azami hadler) dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin KZMSS kapsamında zararı giderilmişken KİMSS kapsamında zararının giderilmemesinin bu kurala aykırı olduğunu, müvekkiline ödeme yapılmadığını beyan ederek; davanın kabulüne, zararın yargılama sonunda belirlenecek miktara yükseltilmek üzere şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tazmin ve tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddinin gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu tazminat talebinin hasar beyan uyumsuzluğu nedeni ile reddedildiğini, hasar aşamasında yapılan incelemelerde ve resmi tutanaklarda kaza sonrasında araç sürücüsünün ... olarak gösterilmeye çalışıldığı, ancak polis ekipleri tarafından yapılan incelemede araç sürücüsünün ... olduğu iddia edilmiş resmi tutanaklara ilgili hususun bu şekilde yansıdığını, ancak müvekkil şirket yetkililerince kazadan sonra yapılan incelemelerde; kazayı davacı firma yetkilisi ...'ün oğlu ...'ün yaptığı, kaza sırasında ...'ün alkollü olduğu, yanında yolcu konumunda bulunan ...'in de ehliyetinin olmadığı bu sebeple ...'ün babasını aradığı, babasının iş yerinde çalışanı olan ... ile birlikte kaza yerine gelerek sürücüyü kendisi gibi göstermeye çalıştıkları ancak ilgili husus diğer sürücü ve ölen hayvan sahipleri tarafından anlaşılınca kazayı ...'in yaptığını iddia ettiklerinin anlaşıldığı, sigortalının beyan yükümlülüğüne uymadığı sürücü değişikliği yapılmaya çalışıldığının anlaşıldığı, hasar aşamasında tazminat talebinin bu sebeple reddedildiğini, yapılacak bir ödemenin mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, işletilebilecek faizin yasal faizi olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "…Dava dışı, kazaya karışan araç ... plakalı araca ait kasko-genişletilmiş kasko poliçesi örneği dosyaya kazandırılmıştır. Poliçe ekinde de belirtildiği üzere; İhtiyari mali sorumluluk sigortası ile bu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve aracın işletenine genel hükümler uyarınca ait olan hukuki sorumluluk ile karayolları trafik kanunu uyarınca ait olan hukuki sorumluluk maddi ve bedeni sınırsız olarak poliçe teminatına dahil edildiği, bununla birlikte zorunlu trafik sigortasının kapsamına giren sorumlulukların zorunlu trafik sigortası hadlerinin üzerindeki kısım bakımından teminata dahi olacağı belirtilmiştir. Davacı da taleplerinin ... plakalı aracın sigortacısı sıfatıyla davalıya davayı yönlendirdiklerini beyan etmiştir. Sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür. Anılan nedenlerle, cevap dilekçesinde ileri sürülen, İMMS nın, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararı teminat altına aldığı hususu doğru ise de somut olayda da davacının zarar gören iddiası olduğu anlaşılmakla, cevap dilekçesindeki usulden ret kararı verilmesi doğru değildir. Tüm dosya kapsamı, ... havale tarihli bilirkişi heyet raporu, dava dışı ... Sigorta AŞ'nin yaptığı ödeme dikkate alınarak; davacının davasında haklı olduğu" gerekçesi ile "davanın kabulü ile, 113.817,84 TL maddi tazminatın 09.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ZMMS poliçe limiti tükenmeden müvekkili şirket aleyhine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... Sigorta A.Ş. tarafından 21.500,00 TL ödendiğini, ZMMS limiti tükenmeden kasko poliçesindeki İMM teminatından yararlanılmasının mümkün olmadığını, hal böyleyken öncelikle bu sebeple kararın tekrar incelenip ... Sigorta'nın kalan teminat tutarı olan 21.500,00 TL'nin (davayı kabul etmemekle birlikte) müvekkili şirketin sorumluluğu doğacaksa bile bu tutardan tenzil edilmesi gerektiğini, dava konusu tazminat talebinin hasar beyan uyumsuzluğu sebebiyle reddedildiğini, kazayı davacı firma yetkilisi ...'ün oğlu ...'ün yaptığını, kaza sırasında ...'ün alkollü olduğunu, yanında yolcu konumunda bulunan ...'in de ehliyetinin olmadığını, bu sebeple ...'ün babasını aradığını, babasının iş yerinde çalışanı olan ... ile birlikte kaza yerine gelerek sürücüyü kendisi gibi göstermeye çalıştıklarını ancak ilgili husus diğer sürücü ve ölen hayvan sahipleri tarafından anlaşılınca kazayı ...'in yaptığını iddia ettiklerini, sigortalının beyan yükümlülüğüne uymadığını, sürücü değişikliği yapılmaya çalışıldığını, hasar aşamasında tazminat talebinin bu sebeple reddedildiğini, hasar beyan uyumsuzluğu ve sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından aldırılan ekspertiz raporunda hasar bedelinin 137.582,64 TL olarak belirlendiğini, sigortalı araç kaza sonrasında satılmış olduğundan onarım yapılmadığını, yapılabilecek bir ödeme mevcut olmadığını, dava konusu kazanın 04/04/2021 tarihinde gerçekleştiğini, sigortalı aracın 03/08/2021 tarihinde satıldığını ancak sigortalının onarımı mümkün olan aracı satmış olduğundan onarım yapılamadığını, müvekkili şirketin ilgili dosya kapsamında tazminat yükümlülüğü bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kazada davacının aracının hasar görmesi nedeniyle davacının ZMMS poliçe limitini aşan zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigortanın kapsamı başlıklı A.3. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, hükmüne yer verilmiştir Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatının Kapsamı başlıklı 1. maddesinde ise; bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Sıralı sorumluluk ilkesi gereğince kazalardan doğan zararlardan öncelikle trafik sigortasının limit dahilinde mesuliyeti olduğu, limiti aşan zarar olduğu takdirde ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğuna gidilebilecektir. Somut davada, davalı sigorta şirketi davacıya zarar veren aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalının ZMSS limitini aşan kısımdan temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. O halde, mahkemece, dava konusu kazaya ilişkin zarara neden olan aracın kaza tarihini kapsayan trafik (ZMSS) sigorta poliçesi kapsamında başka ödeme olup olmadığının ve limitinin tükenip tükenmediğinin dava dışı sigorta şirketinden sorulmak sureti ile açıkça tespiti, ZMMS poliçe limiti tüketilmiş ise; belirlenen zarardan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaması halinde, rapor tarihindeki verilere göre gerçek zarar miktarı tespit edilerek sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş hali ile mahsup yapılmak sureti ile bakiye miktarın belirlenerek karşılanmayan ve ZMMS poliçe limitini aşan zarar miktarından davalı şirketin kasko poliçesi kapsamında İMMS uyarınca sorumlu olacağının göz önünde bulundurularak sorumluluğuna hükmedilmesi, ZMMS poliçe limiti tamamen tüketilmeden davalı sigorta şirketine karşı dava açılması halinde ise; ZMMS poliçe limitini aşan bir zararın bulunup bulunmadığı belirlenerek, ZMMS poliçe limitini aşan miktar varsa bu miktar üzerinden (davacının ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama ile tespit edilen tazminat miktarından toplam ZMMS poliçe limiti olan 43.000,00 TL'nin güncellenmiş hali ile mahsup edilerek bakiye zarar miktarının belirlenerek) davalı sigorta şirketinin İMMS kapsamında sorumlu olduğu miktarın tespit edilmesi (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/18150 E. 2022/10571 K. sayılı kararı) ve yukarıda açıklanan ilkeler ışığında davalının sorumluluk limiti gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.20/02/2026 ...