T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1648 KARAR NO : 2026/231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/07/2021 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1648 KARAR NO : 2026/231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/07/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/38E., 2021/488K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 04/02/2026 YAZIM TARİHİ : 05/02/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirketin dava dışı şirket ile teminat sağlamak üzere Montaj Tüm Riskler Sigorta Sözleşmesi’nin yaptığını sigorta sözleşmesinin hırsızlık teminatını da içerdiği, 14/11/2017 tarihinde şantiye içerisinde 2650 m 1x150mm2 NYY kablonun çalındığını; dava dışı sigortalının müvekkiline başvurması üzerine, sigortalıya 7.918,67 USD nin 23/09/2019 tarihinde ödendiğini, sigortalının yerine geçen müvekkilinin dava dışı şantiyenin güvenlik işlerinden sorumlu olan davalıdan ödediği bedeli talep ettiğini, ancak davalının müvekkiline ödeme yapmadığını, bu nedenle dava dışı sigortalıya ödediği 7.918,67 USD nin 23/09/2019 ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili şirketin meydana gelen hırsızlık olayında kusurunun bulunmadığını, şantiyede bulunan güvenlik kameralarının dava dışı sigortalının elektrik sağlamaması nedeniyle çalışmadığını, dava dışı sigortalının bu konuda uyarıldığını, hırsızlık konusu kabloların şantiye içerisinden herhangi bir zorlama olmaksızın şantiye dışına götürüldüğünü, yani şantiye içerisinden biri tarafından çalındığını, müvekkilinin sözleşme yükümlülüğünün şantiye dışından gelecek müdahalelere karşı olduğunu, meydana gelen olayda dava dışı sigorta ettirenin kusurunun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davacı ... şirketinin Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı dava dışı"... Enerji Üretim İnşaat Tarım Hayv. İth. İhr. Ltd. Şti.(... Enerji Yatırımları Üretim İnşaat Taahhüt Tic ve Sanayi A.Ş.)' ne ait şantiye sahasında 14.11.2017 günü meydana gelen hırsızlık olayında, dava dışı sigortalı ile davalı arasında yapılan güvenlik hizmet sözleşmesi gereğince davalının sözleşmede üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediğine ilişkin alınan bilirkişi raporuna göre, davalının meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği gibi, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiği, dava dışı sigortalının şantiye sahasında çalışır vaziyette bulundurması gereken kamera sistemini bulundurmadığı, dava dışı sigortalının çalışanlarının alınan ifadelerinde sigortalının çalışanları olan bazı işçilerinin şüpheli hareketlerinin olduğunu ilgili şeflere bildirdiklerini belirttikleri ve olay yeri tespit tutanağında da şantiye sahasını çevreleyen tel örgülerde belirgin bir zorlama ve kesme olmadığının tespit edildiği, çalınan malzemenin ağırlığı itibariyle ancak araç ile taşınabileceğinin anlaşıldığı, bu durumda malzemenin dava dışı sigortalının çalışanları tarafından çalınmış olma ihtimalinin de bulunduğu ancak buna ilişkin dava dışı sigortalı tarafından yeterli önlemin alınmamış olduğu, meydana gelen olayda davalının kusurunun bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişinin kusur tespiti yapamayacağını, kusur tespitinin hakime verilmiş bir yetki olduğunu, 25.12.2020 tarihli kök raporun "Sonuç ve Kanaat" kısımlı bölümünün, 29.04.2021 tarihli ek raporun "Sonuç ve Kanaat" kısımlı bölümünde aynen tekrar edildiğini, bilirkişilerin kök rapora itirazlarının hiçbirine dair bir izahat getirmediklerini, kök raporu olduğu gibi aynen tekrar ettiklerini, bilirkişilerin raporlarını varsayımlar üzerine inşa ettiklerini, bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu raporların denetlemeye elverişli olmadığını, yeniden konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmek suretiyle denetlemeye elverişli ve itirazlarını karşılar nitelikte yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi gerekirken bu taleplerinin reddedilerek, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın reddi durumunda AAÜT 13/4 fıkrası uyarınca red-karşı vekalet ücretine maktu şekilde hükmedilmesi gerekirken, nisbi şekilde hesap yapılarak hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, TTK m 1472 uyarınca, Montaj Tüm Riskler Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/02/2026 Başkan ... Üye... Üye ... Katip ...