(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10419 E. , 2007/12620 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 122 ada 3 parsel sayılı 42032.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 95 tahr…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10419 E. , 2007/12620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 122 ada 3 parsel sayılı 42032.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 95 tahrir nolu vergi kaydı ile tarla niteliğiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/142 sayılı dosyasında davalı olması nedeniyle ... hanesi açık olarak tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin 1/3'... hisse ile davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 05.10.1994 tarihinde ilanı yapılıp bu dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olması nedeniyle ... hanesi açık olarak tespiti yapıldığına göre, 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesine göre öncelikle hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı ondan sonra işin esasına girilerek inceleme yapılmalıdır. Davalıların aynı taşınmaz hakkında Sulh ceza mahkemesinde açılan kamu davasında işgal ve faydalanma suçundan yargılandıkları, ancak zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırıldığı, bunun üzerine ... tarafından davalılara karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde elatmanın önlenmesi davası açıldığı, bu davanın 28.03.1989 tarihinde yapılan keşfinde mahalli bilirkişi bu yerlerin 1975 yılından sonra hiç kullanılmadığını, arazinin terk edildiğini beyan etmiş, aynı keşifte görev alan ziraat bilirkişi ise taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmayıp mera niteliğinde olduğunu bildirmiştir. Bu dosyadaki keşif sırasında davalılar tapu kayıtları sunmuşlar, bu kayıtların davalı taşınmaza uyup uymadığı tam olarak saptanmamıştır. Kadastro mahkemesinde yapılan keşifte görev alan ziraat bilirkişi de taşınmazın üzerinde 30 adet 10-15 yaşlı ... ağacı olduğu, 1 adet 20-25 yaşlı saçlı meşe ağacı olduğunu, yüzeyin yabancı otlarla kaplı olduğunu ve üzerinde bir zirai faaliyetin bulunmadığını bildirmiştir. Son keşifte hazır olan davalılar ile mahalli bilirkişi de son 30 yıldır taşınmazın kullanılmadığını beyan etmişlerdir. Davalı taşınmazın paftasındaki konumuna göre, kuzeyi ormaniçi yol ve sonrası orman, doğusu orman, batısı mezarlık, güneyi ise ... ve dereden sonra orman olup öncelikle 6831 sayılı yasının 17/2 maddesi kapsamında ormaniçi açıklığı olup olmadığı saptanmalıdır.