T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:20/06/2025 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içer…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:20/06/2025 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı banka nezdinde bulunan ... nolu hesabında bulunması gerektiğini düşündüğü 610.000,00 TL'den 590.000,00 TL'sinin, Denizli 6. Noterliği'nin 24.10.2018 tarih ve ... sayılı yazısı ile ... hesabına gönderilmesi için EFT talebinde bulunduğunu, ancak davalı bankanın bu işlemi gerçekleşmediğini, davalı bankanın hesap sahibinin hesabında bulunması gereken parayı korumak ve talebi halinde talep gibi işlem yapması yasa gereği olduğunu, müvekkilinin davacı vadeli banka hesabında bulunması gereken bu parayı kendisi çekmediği gibi kendisinin tasarruf işleminde de bulunmadığını, davalı bankanın müvekkilinin rızası dışında bu parayı 3.kişiler tarafından kullandırdığı veya hesaptan çıkarmış ise bunu tazmin etmekle yükümlü olduğunu beyan ederek, şimdilik kaydıyla 20.000,00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı ile birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacının müvekkili banka nezdindeki ... nolu hesabında bulunan 590.000,00 TL tutarın ...'e gönderilmesine dair EF T talimat vermediğini, iddiasını ispat yükü de davacıda olduğunu, davacının bu hesabında hiçbir zaman 610.000,00 TL olmadığını, hesabına gelen paraların, davacı tarafından davacıya ait diğer vadeli hesaplara gönderilmiş olup, hesapta en son 15.04.2010 tarihinde işlem yapıldığını, davacı tarafından 16.10.2007-15.04.2010 tarihleri arasında hesabında yapılan işlemlere dair 16.01.2010 tarihli mutabakat metni imzalandığını, davacı hesabında ne kadar tutarın bilgisi ve muvafakati olmadan çekildiği hususunda bir beyanda bulunmadığını, davacının kendi hesabında ne kadar tutar olduğu ve ne kadar tutarın çekildiğini bilmemesinin mümkün olmadığını, davacının bu hesapta yapılan tüm işlemler hususunda bilgisi ve onayı bulunmadığını, yapılan işlemlerin davacı tarafından yapıldığını, davacının tacir olması nedeniyle ticaret yaparken TTK 18.maddesinde basiretli bir işadamı gibi davranmak yükümlülüğü altında olduğunu, davacı tarafından mutabakat metni imzalanmasına rağmen 8 yıl sonra, bu hesabında bilgisi dışında işlem yapıldığını beyan ederek dava ikame etmesi davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, tacir davacının hesabı 8 yıl boyunca kontrol etmemesi ve 610.000,00 TL parasının olmadığını 8 yıl sonra fark etmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dosyamıza ibraz edilen 06.01.2010 tarihli imzalı mutabakat metninde belirtilen ve bu tarihe kadar yapılan tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde olduğu, yapılan işlemlerde davalı bankanın hizmet kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı dosyada tanzim edilen bilirkişiler raporlarıyla tespit edilmiş olmakla, tüm bu tespitler ve mevcut deliller ile tanzim ettirilen detaylı, yargı denetimine elverişli ve itibar edilebilir nitelikte olan ve tüm uyuşmazlık konuları ile teknik hususları belirleyen bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan heyet raporundaki tespitler nazara alınarak, davaya konu edilen bankacılık işlemlerinin davacının bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varılmış ve davaya konu bu talepler bakımından davacının davalı bankadan talep edebileceği herhangi bir alacağın bulunmadığının anlaşılması sebebiyle, davacının açtığı iş bu davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, görevsiz mahkeme tarafından aldırılan ve karar vermeye elverişli olmayan ve uzmanlık alanı bankacılık olmayan bilirkişi ... tarafından da düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurmasının hatalı olduğunu, davalı banka, dekont ve hesap özeti vermekten bile imtina ederek, hesaptan müvekkilinin bilgisi dışında ne kadar para çekildiğini öğrenmesini engellediğini, davalı bankanın, bu yazı ile birlikte, müvekkilinin bilgisi dışında usulsüz yaptırdığı para çekme işlemlerine ait dekontları müvekkilline ibraz ederek imzasını ve onayını almasını hangi tarihte ve ne miktar para çekildiğini müvekkilline ayrı ayrı dekontları göstermesinin ve imzası ile onayının alması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hizmet kusuru iddiasıyla bankaya karşı açılan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere, oluşa uygun ve denetime açık hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...