21. Hukuk Dairesi 2019/2308 E. , 2019/7289 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesin karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki kara…
**21. Hukuk Dairesi 2019/2308 E. , 2019/7289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesin karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R 1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, 07/09/2007 tarihli iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının anne, baba ve kardeşinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 2016/13170 esas ve 2018/1352 karar sayılı Bozma ilamı öncesinde, davacı anne ile baba lehine ayrı ayrı 20000 TL ve kardeş lehine 15000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalı ...'tan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine hükmedilmiş; peşinden Dairemiz Bozma İlamına uyulmuş; akabinde ise davacı anne ile baba lehine ayrı ayrı 37000 TL ve kardeş lehine 20000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalı ...'tan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya dair taleplerin ise reddine karar verilmiş ve fakat davacı anne ile baba yönünden Dairemiz Bozma İlamına uygun şekilde hüküm tesis edilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/03/2002 tarih ve 1/119-135 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke usul kanununun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmü tesis etme zorunluluğu vardır. Bu açıklamalar ve Dairemiz Bozma ilamı ışığında; Mahkemece ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özelliklerin göz önünde tutulması, bunun yanında olayın işverence iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291-370) Neticeten dosya kapsamı gözetilerek, Bozma İlamının amacına aykırı mahiyette davacı anne ve baba lehine az miktarda manevi tazminata hükmedilmesi usule ve yasaya aykırıdır.