Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2317 E. , 2024/2549 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2317 Karar No : 2024/2549 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... 5-... 6- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müş. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2317 E. , 2024/2549 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2317 Karar No : 2024/2549 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... 5-... 6- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müş. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen patlamada yakınları ...'ün hayatını kaybetmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 53.080,77 TL, ... için 33.794,84 TL ) maddi, 200.000,00 TL manevi; eşi Zehra Örs için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 193.216,14 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi; çocuklar ..., Büşra Yağmur Örs, ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 18.816,48 TL, Büşra Yağmur Örs için 44.317,27 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ankara 6. İdare Mahkemesinin 28/12/2018 tarih ve E:2016/1393, K:2018/3113 sayılı kararıyla, ... için 53.080,77 TL, ... için 33.794,84 TL, Zehra Örs için 193.216,14 TL, ... için 18.816,48 TL, Büşra Yağmur Örs için 44.317,27 TL, ... için 2.287,79 TL olmak üzere toplam 345.513,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının kusursuz sorumluluk kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince davalı Ankara Valiliği'nce davacılara ödenmesi gerektiği, çekilen manevi üzüntü ve ızdıraba karşılık olarak eş için 50.000,00 TL, anne, baba ve çocukların her biri için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı İçişleri Bakanlığı'nca ödenmesinin uygun olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, 345.513,29 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 7.712,21 TL maddi tazminat isteminin ise reddine, hükmedilen 345.513,29 TL maddi tazminatın davalı Ankara Valiliği'nce davacılara ödenmesine, manevi tazminat isteminin 500.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine, hükmedilen 500.000,00TL manevi tazminatın davalı İçişleri Bakanlığı'nca davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/818, K:2022/2867 sayılı bozma kararına uyularak, davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarelerin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminata yönelik kısmı ile müteveffanın annesi, babası ve çocukları için hükmedilen manevi tazminata yönelik kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat ile müteveffanın anne, baba ve çocuklarının manevi tazminat istemleri yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılara 32.640,65 TL maddi tazminatın davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, takdiren müteveffanın annesi ... için 30.000,00 TL, babası ... için 30.000,00 TL, çocukları ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, Büşra Yağmur Örs için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, sosyal risk ilkesine göre gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiği, sulhname imzalanmaması durumunda zararın 5233 sayılı Kanuna göre hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı, faize ilişkin hüküm kurulmadığı iddialarıyla, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yönetilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısmının dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısmının miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, 5233 sayılı Kanunda manevi tazminatın düzenlenmediği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı Ankara Valiliği tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen reddi, kısmen kabulü; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen patlamada yakınları ...'ün hayatını kaybetmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 53.080,77 TL, ... için 33.794,84 TL ) maddi, 200.000,00 TL manevi; eşi Zehra Örs için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 193.216,14 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi; çocuklar ..., Büşra Yağmur Örs, ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 18.816,48 TL, Büşra Yağmur Örs için 44.317,27 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Diğer taraftan, Bakırköy 40. Noterliğinin 01/02/2016 tarih ve 02982 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile müteveffa ...'ün terekesi 16 pay kabul edildiğinde, 4 payın eşi Zehra Örs'e, 3'er paylarında çocukları ..., ..., ... ve ...'e ait olduğu tespit edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır. Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan; 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, ölüm halinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın elli katı tutarında nakdî ödemenin ölenlerin mirasçılarına yapılacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Davacıların Hükmedilen Tazminata Faiz İşletilmesi Yönündeki Temyiz İsteminin İncelenmesi: Davacılar tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde temyize konu kararın, hükmedilen tazminat için faize hükmedilmemesine ilişkin kısmının da bozulması istenilmiş ise de; kararın bu kısmının, istinaf ve temyiz kanun yolundan geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacıların hükmedilen tazminata faiz işletilmesi gerektiği yönündeki temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. B) Temyize Konu Kararın Müteveffanın Annesi ... ve Babası ...'ün Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. C) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Uyuşmazlığa konu olayda idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, maddi tazminat isteminin sosyal riskin kanunlaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, bu kapsamda Kanun çerçevesinde vefat nedeniyle 32.640,65 TL maddi tazminat hesabı yapıldığı yönündeki değerlendirmeler Dairemizce de yerinde görülmüştür. Bununla birlikte, yukarıda belirtildiği üzere, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, terör eylemi veya terörle mücadele faaliyetinden kaynaklanan ölüm hallerinde ölenin mirasçılarına nakdi ödeme yapılacağı belirtildiğinden, Bölge İdare Mahkemesince 5233 sayılı Kanun'a uygun biçimde hesaplanan maddi tazminat tutarının miras paylarına göre davacılara ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, bu hususa kararın gerekçe kısmında yer verilmesine rağmen hüküm fıkrasında temas edilmeksizin tüm davacılar lehine maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. D) Temyize Konu Kararın Müteveffanın Çocukları ..., ..., Büşra Yağmur Örs ve ...'ün Manevi Tazminat İstemlerine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince söz konusu patlamalarda vefat eden kişilerin yakınlarının açmış olduğu manevi tazminat istemli dosyalarda aynı derecede yakınlık bağı bulunan kişiler için farklı miktarlarda manevi tazminata hükmedildiği görülmektedir. İş bu dosyada davacı çocuklar için hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının yukarıda izah edilen nedenlerle Dairemiz içtihatlarına göre düşük olması nedeniyle manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden takdiri yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Aynı olaya ilişkin dosyaların incelenmesinden, Dairemizin 15/12/2020 tarih ve E:2020/4809, K:2020/6344 sayılı dosyasında çocuk için belirlenen 40.000,00 TL manevi tazminat miktarlarının onandığı görülmüştür. Öte yandan, davacıların yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz talebinin, işbu bozma kararı üzerine yeniden karar verilirken yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik de yeniden hüküm kurulacağından bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kısmen İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE; davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... ve ...'ün manevi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, davacıların maddi tazminat istemine yönelik kısmı ile ..., ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemlerine yönelik kısımlarının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.