T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1270 - 2025/1085 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1270 Esas KARAR NO : 2025/1085 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2023 NUMARASI : 2021/213 Esas-2023/400 Karar DAVANIN KONUSU : Ta…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1270 - 2025/1085 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1270 Esas KARAR NO : 2025/1085 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2023 NUMARASI : 2021/213 Esas-2023/400 Karar DAVANIN KONUSU : Tacirler Arası Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/01/2026 Dava tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş, verilen bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf ön incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağı nedeniyle davalı şirket aleyhine Ankara 18. İcra Dairesi'nin 2021/863 E. sayılı dosyasıyla yapılan takibin davalı borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu, davacı şirketin davalı şirket için 2014-2018 yılları arasında Kırşehir Yozgat İllerinde ... A.Ş.'nin altyapı, arıza, bakım, onarım işleri hususunda hizmet verdiğini, iş bu hizmet bedeli için muhtelif faturalar düzenlendiğini, davacı şirketin tüm edimleri yerine getirdiğini, müvekkili şirketin verdiği hizmetler karşılığında bakiye cari alacakları olarak 86.094,04 TL bedelli kısmın 20.02.2020 tarihinde kendilerine ödenmesi gerekirken ödenmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği yapılacak iş ve hizmetler karşılığında her kesilen fatura tutarının KDV hariç kısmının %3’ünün teminat olarak kesileceğini, en geç devam eden yılın son ayında kesilen teminatın müvekkili şirkete iade edileceğinin kararlaştırıldığını, yapılan tüm iş ve hizmetler için kesilen teminatların hiçbirinin iade edilmediğini, davalı şirket tarafından kesilip iade edilmeyen toplam teminat bedelinin 92.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde davalı şirketin hiçbir borcunun olmadığını iddia ettiğini ancak Ankara 17. Noterliği'nin 24.11.2020 tarihli ve 13951 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde taraflar arasındaki cari hesap ilişkisini kabul ettiğini, borcunu belli sebepler ile ödemediğini savunduğunu, bu nedenle ispat külfetinin borçluya geçtiğini ileri sürerek, davalının takibe yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmanın işçisi iken iş kazası geçiren, sonrasında vefat eden dava dışı müteveffa ... isimli işçinin mirasçılarının müvekkili şirkete ve davacı ... firmasına karşı açmış olduğu davanın halen derderst olduğunu, 29.07.2017 tarihinde Kırşehir İli Şehit Mustafa Şen caddesi ile Saklı Sokağın birleştiği noktada ... önündeki ... firmasına ait logar kapağında kaynak çalışması yaparken, doğalgaz sızıntısından kaynaklanan gaz sıkışmasının patlaması sonucu ... Tel. Firması işçisi müteveffa ...'ın vefat ettiğini, vefat sonrasında müteveffa işçi mirasçıları tarafından müvekkili şirkete ve ... Tel firmasına karşı iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepli alacak davası açıldığını, dava dosyasının Derik Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfat ile) 2018/136 E. Sayılı dosyanın halen derdest olduğunu, 07.12.2020 tanzim tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında müvekkili ... İnşaat A.Ş. aleyhine asıl işveren sıfatıyla %25 oranında kusur atfedildiğini, ... İletişim aleyhine alt işveren sıfatıyla %25 oranında kusur izafe edildiğinin bildirildiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında 03.08.2014 tarihinde ''Erişim Şebekeleri Yapım Sözleşmesi'' akdedildiğini, daha sonra 03.02.2015 tarihinde müvekkili şirket ile ... İletişim-... arasında Yüklenici Sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafa 23.05.2017 tarihinde 20.000,00 TL bedelinde kalan teminatından ödeme yapıldığını, arabuluculuktan bir sonuç alınamadığını, başkaca teminat alacağı kalmadığını savunarak, davada Derik Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/136 E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına ve bu sebeplerle neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli 2021/213 Esas 2023/400 Karar sayılı kararında özetle; Dava, davacı şirket tarafından davalı şirket için 2014-2018 yılları arasında Kırşehir ve Yozgat illerinde ... A.Ş.'nin altyapı, arıza, bakım, onarım işleri hususunda hizmet verildiği ve bu hizmet bedeli için muhtelif faturalar düzenlendiği, ancak bu hizmetler karşılığında doğan cari alacağın ödenmediği iddiası ile talep edilen 86.094,04 TL cari hesap alacağı ile davalı tarafça sözleşme gereği her kesilen fatura tutarından %3 oranında kesilip de iade edilmeyen toplam teminat bedeli olan 92.000,00 TL'nin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davada çözümü gereken yön, davacının takip tarihi itibariyle takibe konu tutarlar kadar alacaklı olup olmadığı, davalının itiraz ve savunmalarının yerinde bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır. Mahkememizce yargılama sırasında gerekli delillerin toplandığı, bilirkişi incelemelerinin yaptırıldığı ve tarafların her aşamada beyanları da alınarak, tahkikat tamamlanmıştır. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporlarına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin 12.09.2014 tarihinde ...-... İletişim ile yapılan Yüklenici Sözleşmesi ile başladığı, 03.02.2015 tarihli Sözleşme ile devam ettiği ve ... Enerji İnş. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan 23.01.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi ile tamamlandığı, ... Enerji İnş. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin, ...- ... İletişim firması tarafından yapılan çalışmanın devamı niteliğinde olan çalışmasından olan alacağının 86.094,04 TL olup, davacının davalı firma defter kayıtlarında görülen 86.094,04 TL bakiye alacak üzerinden icra takibine geçtiği, davacının davalıya verdiği hizmet bedelleri karşılığı düzenlediği faturalardan doğan ve davalı defterinde de kayıtlı bulunan 86.094,04-TL alacağı talep hakkı bulunmakla, davaya konu icra takibinin anılan tutar ve bu tutar için işlemiş bulunan 2.161,98-TL faizi yönünden yerinde olduğu, aynı takip içinde davacının davalı tarafça faturalardan %3 oranında kesilen ve iade edilmeyen toplam 92.000,00-TL tutarındaki teminat bedelini de talep ettiği, ancak taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, yüklenici olan davacı tarafın çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının düzenlendiği maddelerde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları yerine getirmekle yükümlü olduğu, personelden iş başında veya iş yüzünden ölenlerin defin giderleri ile aileye ödenecek tazminatın tümünün yüklenici tarafından karşılanacağı hususlarının düzenlenmiş olduğu, dosyaya sunulan Derik Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2018/136 Esas sayılı dosyasında ... İletişim firmasında çalışan ...'ın iş esnasında meydana gelen patlama sonucu vefatı nedeniyle ...'ın yakınları tarafından açılan tazminat davasında, davalılar arasında ... İnşaat A.Ş.'nin de yer aldığı, anılan mahkemece yapılan yargılama sonucu maddi ve manevi tazminatlara karar verildiği, sözleşme hükümleri gereğince davacı yüklenicinin çalıştırdığı personele ilişkin ortaya çıkabilecek tüm zararlardan sorumlu olduğu belirlenmekle, Derik Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi Sıfatıyla) verilen kararda davalı şirketin de sorumlu tutulduğu, davalı şirketçe bir ödeme yapılması halinde aralarındaki sözleşme hükümleri uyarınca bu hususta davacıya rücu hakkının doğabileceği, bu nedenle davacının takip konusu alacaklardan teminat bedeline ilişkin alacağın tahsiline ilişkin talebinin yerinde bulunmadığı, davalının doğabilecek bir zararının mevcut olması nedeniyle teminatı elinde tutma, iade etmeme hakkının olduğu, bu nedenle davacının yapılan kesintiler sonucu biriken teminat tutarlarının iadesine ilişkin isteminin yerinde olmadığı sonucuna varılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile; davacının takibe konu cari hesap alacağı olan 86.094,04-TL cari hesap alacağı ile bu alacağa ilişkin işlemiş faiz miktarlarının 2.161,98-TL yönünden davalı tarafça takibe yapılan itirazın iptali ile takibin söz konusu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı yönünden takip talebindeki koşullarda devamına, cari hesap alacağından kaynaklanması ve davalının defterlerinde de kayıtlı bulunması nedeniyle likit bir alacak niteliğinde olan söz konusu alacak talebi yönünden davalının icra inkar tazminatı ile de sorumlu tutulmasına, ancak teminata yönelik takibe konu alacak isteminin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve ölen işçi hakkında yakınları tarafından açılan dava sonucu verilen karar göz önüne alındığında, söz konusu tutarın davacıya iadesi için gerekli yasal koşullar bulunmadığından bu konudaki talebin reddine karar vermek gerekmekle, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasında yaptığı itirazın 86.094,04 TL cari hesap alacağı ile bu alacağa işlemiş faiz miktarı olan 2.161,98 TL olmak üzere toplam 88.256,02 TL üzerinden iptaline, takibin anılan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı yönünden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 17.651,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 09/08/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketten 86.094,04 TL cari hesap alacakları ve müvekkili şirketten kesilip iade edilmeyen teminat bedeli olan 92.000,00 TL nin faizi ile birlikte tahsili için şirket aleyhine Ankara 18. İcra Dairesi'nin 2021/863 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yapılan haksız itirazı üzerine durdurma kararı verildiğini, davalı şirketin, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını ve davacı müvekkili şirketin yapmış olduğu mal ve hizmetten kaynaklı alacağının olduğunu işbu davada kabul ettiğini, zira tarafların ticari defterleri incelendiğinde de cari hesap alacakları olduğunun anlaşıldığını, davalı şirketin, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere borcunu kabul ettiğini ancak müvekkili şirketin taraf olmadığı Derik Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2018/136 E. sayılı dosyasını gerekçe göstererek müvekkili şirketin alacağını ödemediğini, davalı şirketin borcunu ödememek için tarafı olmadıkları bir dosyayı mahkemeye ödememezlik itirazında bulunduklarını, usul ve yasaya aykırı olarak davanın kısmen reddine karar verildiğini müvekkili şirketin Derik Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2018/136 E. sayılı dosyasının tarafı olmadığını, davalı borçlunun, müvekkili şirketin tarafı olmadığı bir dosyayı gerekçe göstererek borcunu ödemediğini, davalının iddia etmiş olduğu organik bağ iddialarının da doğru olmadığını, müvekkili ve davalı şirket arasında 23.01.2018 tarihinde bir sözleşme yapıldığını ve tüm alacaklarının bu tarihten sonra doğduğunu, müvekkili şirketin kurulmasından önce meydana gelen ve müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı bir kaza nedeniyle ödemezlik definin öne sürülmesinin mümkün olmadığını, burada borçların şahsiliği ilkesinin mevcut olduğunu, bu nedenle bir şahıs ya da tüzel kişinin borcu nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 23.01.2018 tarihinde tarafların yapmış oldukları sözleşme ile müvekkili şirketin, davalı firmanın bir kısım işlerini yapmış olup buna ilişkin faturalar düzenlendiğini, iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketin, davacı müvekkiline borcu olduğunun tespit edildiğini, davalının da dosya borcunu inkar etmediğini, davalının davaya konu etmeye çalıştığı kazadan çok sonra müvekkili şirket ile sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye de kaza nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu olacağı yönünde hüküm koymadıklarını, müvekkili şirket ile diğer dosyanın tarafları arasında organik bir bağ olsaydı davalı şirket tarafından yapılan sözleşmeye meydana gelen kazadan müvekkili şirketinde sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm koyulduğunu, dolayısıyla sözleşme ile sorumluluğu hüküm altına alınmayan ve hukuken henüz var olmamış bir şirketin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin talep ve dava edemediği bir alacağın davacı müvekkili şirketten talep etmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, davalı şirketin, ...‘dan bir alacağının bulunması durumunda bu alacağını davacı müvekkili şirketten talep ve dava edemeyeceğini, ...‘dan olan alacağı için müvekkili şirket adına icra takibi başlatmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede ferdi kaza sigortası mevcut olduğunu, davalı şirketin sözleşmenin kurulmasından sonra meydana gelen iş kazasından dolayı doğacak tazminatları sözleşmede kararlaştırılan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödeneceğini, bu sigortanın tüm primleri davacı müvekkili şirket tarafından ödendiğini, aksini kabul etmemekle birlikte herhangi bir tazminat ödenmesinin söz konusu olduğunda sigorta şirketi tarafından tazminatların ödeneceğinin kabulü gerektiğini, dolayısıyla işbu dava nedeniyle davalı şirketin tazminat ödemesinin söz konusu olmadığını, Derik Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2018/136 E. sayılı dosyasının, dosyamız içerisine alındığını, bu dosyada davalı şirket ve ...'ın ferdi kaza sigortalarının olduğu ve işbu kaza nedeniyle doğan zararlardan sorumlu olan ... Sigorta Anonim Şirketinin davalı olduğunun sabit olduğunu, bu durumda ödemezlik defi olarak ileri sürülen davada zararların sigorta şirketi tarafından ödeneceğinin anlaşıldığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen 25/07/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararın, açıkça HMK'ya aykırı bir şekilde düzenlendiğini, kararın HMK'ya aykırı şekilde düzenlenmesi ve müvekkili şirketin gerekçeli karar hakkının ihlal edilmiş olunması nedeniyle kararın bu sebeple kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında görülen yargılamanın, 20/06/2023 tarihinde gerçekleştirilen 11. celsede kısa kararın açıklanması ile sona erdirildiğini, ilk derece mahkemesinin ise istinafa konu ettikleri gerekçeli kararın yazım tarihini de 20/06/2023 olarak gösterdiğini, mahkemenin gösterimine göre taraflar arasındaki yargılamanın 20/06/2023 tarihinde sona erdiğini ve aynı gün gerekçeli kararın yazıldığını, esasen böyle bir şeyin olabilmesinin mümkün olmadığı gibi, uyap evraklar kaydında da açıkça görüleceği üzere gerekçeli kararın bu tarihte değil, 21/07/2023 tarihinde yazılarak UYAP'a kaydedildiğini, gerekçeli karar henüz yazılmamışken, davacı vekili tarafından hukuka aykırı ve kötü niyetli bir şekilde davaya konu Ankara 18. İcra Müdürlüğü 2021/863 E. Sayılı takip dosyasına duruşma tutanağı sunularak, müvekkili şirket hakkında durmuş icra takibinin devamı ile haciz uygulanması talep ettiğini, İcra Müdürlüğü tarafından gerekçeli kararın yazılıp yazılmadığı araştırılmaksızın 03/07/2023 - 04/07/2023 - 06/07/2023 tarihlerinde müvekkili şirket hakkında hukuka aykırı hacizler uygulandığını, söz konusu hukuka aykırı işlemler nedeniyle şikayet yoluna başvurulduğunu, Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/891 E. Sayılı dosyası üzerinden yargılama görüldüğünü, gerekçeli kararın 20/06/2023 tarihinde yazılmadığını, işbu tarihte gerekçeli kararın bulunmadığı mahkeme tarafından dava konusu Ankara 18. İcra Müdürlüğü 2021/863 E. Sayılı takip dosyasına 13/07/2023 tarihinde verilen müzekkere cevabıyla da açık olduğunu, hal böyle iken mahkeme tarafından hem HMK'ya aykırı şekilde hem de müvekkilinin haklarına halel getirecek şekilde gerekçeli kararın yazım tarihinin hatalı gösterildiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecine icra inkar tazminatı ve faiz talebinin konu edilmediği ve arabuluculuk sürecinde tartışılmamış olunmasına rağmen taleplerin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı ve faiz talebi yönünden dava şartı yokluğundan bu taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk kapsamında davacı tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, arabulucu huzurunda görüşmenin gerçekleştirildiğini, icra inkar tazminatı ve faiz talebi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olup, kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ... İletişim ...' ın 2014-2018 dönemlerine ilişkin ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerekirken, söz konusu kayıtlar incelenmeksizin hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olup kısmen kabul kararının kaldırılması gerektiğini, 17/08/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin 2014-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları incelendiğini ve bu defter incelemesinde sadece davacı şirket ile ilgili olan kayıtların değil, ...-... İletişim şahıs şirketi ile ilgili olan kayıtların da incelendiğini, davacı şirket ile ... - ... İletişim şahıs şirketi arasında organik bağın bulunduğu hem bilirkişi raporlarında hem de mahkemenin gerekçeli karında tespit edildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin ve davacının alacak talebinin haklı olup olmadığının ortaya çıkması için yalnızca davacı şirket ile müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin yeterli olmadığını, söz konusu ticari ilişkinin büyük kısmını oluşturan 2014-2015-2016-2017 yıllarının ticari kayıtlarının da dikkate alınması, başka bir deyişle huzurdaki dosya kapsamında ... - ... İletişim Şahıs Şirketi'ne ait ticair defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, Derik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/136 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşmesinin beklenmesi, buradan çıkacak sonuca göre taraflar arasındaki sözleşmeler de dikkate alınarak alacak ilişkisinin incelenmesi gerekmekteyken mahkemece bu husus göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, yargılama sırasında istinaf başvuru dilekçelerinde bahse geçen dava dosyasının bekletici mesele yapılmasının Yargıtay kararıyla da birlikte desteklenerek talep edilmişse de ilk derece mahkemesi tarafından bu taleplerinin cevapsız bırakıldığını, bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerle eksik inceleme sonucu hüküm tesis edilmesi nedeniyle kısmen kabul kararının kaldırılarak davacının ispatlayamadığı davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, alacağın varlığının tartışmalı ve yargılamayı gerektirdiğini, ortada likit ve taraflarca tespit edilebilecek bir alacak bulunmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın sadece cari hesap ilişkisinden kaynaklanması ve müvekkili defterlerinde de kayıtlı olmasının alacağı tek başına likit kılmadığını, alacağın likit olduğundan bahsedilebilmesi için alacağın tespitinin taraflarca yapılabiliyor olunması gerektiğini, alacağın yargılama sonucunda belirlendiği bir durumda alacağın likit olduğundan bahsedilemeyeceğini, Yargıtay uygulamasının da bu yönde olup huzurdaki davada kabul anlamına gelmemekle birlikte, alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucunda belirlendiğini, bu nedenle -öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken- alacağın likit olmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmelerle müvekkili şirket aleyhine davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki 2014-2018 yılları arasını kapsayan ve konusu " Kırşehir Yozgat İllerinde ... A.Ş.'nin altyapı, arıza, bakım, onarım işleri"nin yapımı olan sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar ile cari hesap şeklinde tutulan ticari kayıtlar sebebi ile davacı taşeronun davalı yükleniciden 86.094,04 TL cari hesap alacağı ile hakedişlerden nakit teminat kesintisi olarak yapılan 92.000,00 TL'lik nakit teminat kesintisi alacağı toplamından oluşan işlemiş faizi ile birlikte toplam 182.566,10 TL alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili isteğine ilişkindir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. 1-Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, ilk sözleşmenin davalı yüklenici ile dava dışı devreden taşeron ... İletişim - ... arasında 12/09/2014 tarihi ile 03/02/2015 tarihinde imzalandığı, son olarak aynı iş kapsamında ve sözleşme konusu da aynı olan 23/01/2018 tarihli yüklenici sözleşmesi ile bu defa davacı ile davalı yüklenici arasında taşeron sözleşmesinin akdedildiği ve bu sözleşmenin 5. Maddesinde işveren tarafından ana sözleşmenin 2. Maddesinde belirtilen erişim şebekeleri yapım ve bakım onarım işlerinin Kırşehir sınırları içerisinde daha önce ... İletişim - ... tarafından yapılan işlerin devamının yüklenici tarafından yapılması işi olduğu ve davacı yüklenicinin, ... İletişim - ...'ın çalışmalarından kaynaklanan geçici kabul ve diğer tüm eksik hususları tamamlamayı, carideki borçları, ileride çıkacak her türlü maddi yükümlülüğü, stok, eksik ve fazlalarını ödemeyi davalı yükleniciye karşı üstlenmeyi bu sözleşme ile kabul ettiği ifadesi yer almakta olup bu ifadelerin yorumlanmasından davacı taşeronun önceki taşeron lan ... İletişim - ...'dan önceki taşeronluk sözleşmelerini de devralmış olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu sebeple taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi niteliğinde tutulan defter kayıtlarının incelenmesi yeterli olmayıp, dava dışı devreden taşeron olan ... İletişim - ...'ın da adı geçen sözleşme dönemlerini içeren ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222 ve devamı hükümleri doğrultusunda dosyaya ibrazı sağlanarak bu ticari defter kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılması suretiyle takip tarihi itibari ile davacının söz konusu sözleşmeler nedeniyle davalı yükleniciden bakiye iş bedeli alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerekmekte iken mahkemece davalı yanın bu husustaki itirazları dikkate alınıp tartışılmadan ve bu defterler üzerinde inceleme yaptırılmadan sadece taraf ticari defterleri incelenmek suretiyle iş bedeli alacağının belirlenmesi ve hüküm altına alınması doğru görülmediğinden davalı yanın bu konudaki istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır. 2-Yine mahkemece nakit teminat kesintisi tutarlarının Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan iş kazasına ilişkin dava dosyası sebebi ile iadesi koşullarının oluşmadığı değerlendirmesi yapılarak bu talep yönünden dava kısmen reddedilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 12.10 maddesi ile, dava dışı devreden yüklenici ve davalı arasında daha önce düzenlenen yukarıda tarihleri belirtilen sözleşme hükümlerine göre geçici ve kesin kabul işleminden sonra nakit teminat kesintisi tutarlarının cari hesaba alacak olarak kaydedileceği belirtildikten sonra bu teminat tutarlarının iadesi için taşeronun davalı işverene veya üçüncü kişilere borcu olmadığının tespitinden sonra ödeneceğine ilişkin bir şartın da kararlaştırılmadığı anlaşıldığından davacı taşeronun talep ettiği hakedişlerinden kesilen nakit teminat tutarlarının iadesi isteminin de takip tarihi itibari ile oluşup oluşmadığının buna göre değerlendirmesinin yapılması gerekirken mahkemece Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan iş kazası davası sonucunda davacı taşeronun davalı yükleniciye borcu bulunduğunun anlaşılabileceği, bu sebeple de teminat kesinti tutarlarının bu davanın sonucuna bağlı olduğundan Derik Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki değerlendirmesi ile bu alacak talebinin reddine karar verilmiş olması da taraflar arasındaki sözleşme hükümleri karşısında doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde dava dışı devreden taşeronun ticari defter ve kayıtlarının da dosyaya ibrazı sağlanarak ve bu şekilde taraflar arasındaki işin yapıldığı yıllar itibari ile bu tarihleri kapsayan ticari defter kayıtları üzerinde yeni bir uzman bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yaptırılmasından sonra davacının takip tarihi itibari ile davalıdan bakiye iş bedeli alacağı ile nakit teminat kesintilerinden dolayı talep edebileceği alacağın belirlenerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli ve 2021/213 Esas 2023/400 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 1.611,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 1.508,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 738,00'er TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip