İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı tarafından düzenlenen 21.09.2017 tarihli 11.330-USD bedelli faturanın ödenmeyen kısmı olan 4.826,56-USD'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin du…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/528 KARAR NO: 2026/527 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2022 NUMARASI: 2020/186 Esas - 2022/531 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı tarafından düzenlenen 21.09.2017 tarihli 11.330-USD bedelli faturanın ödenmeyen kısmı olan 4.826,56-USD'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacının davalının yükünü İstanbul'dan Tacikistan'a taşıma işini gerçekleştirdiğini, verilen taşıma hizmetine karşılık 21.09.2017 tarihli 11.330-USD bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının yaptığı ödemeler neticesinde davacıya 4.826,56-USD borcu kaldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline ait camların İstanbul-Tacikistan arasında taşınması işinin imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından üstlenildiğini, bu sözleşme hükümleri gereğince davacının taşıyan olarak taşıma sırasında malzemenin kayba ve hasara uğramasından sorumlu olduğunu, sözleşmeye göre ödemenin malzemenin nihai noktaya hasarsız teslimi ile yapılacağını, ancak davacının üstlendiği taşıma işini gereği gibi yerine getirememesi üzerine müvekkilinin kırılan camların bedelini düzenlediği fatura ile davacıya yansıttığını, hasarlı camların dökümünün tespit tutanağı ile belirlendiği, davacı şirket ile yapılan yazışmalarda davacının sebep olduğu zararın sabit olduğunu, davacının taşıdığı emtiaya gereken özeni göstermediğinden meydana gelen kırıklar sebebiyle müvekkilini 3.909,06-USD zarara uğrattığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının taşınan cam emtiasının davacı tarafça taşınması esnasında hasara uğratıldığının ileri sürdüğü,sözleşmede taşıma bedelinin 11.300-USD kararlaştırıldığı, sözleşmenin "Ödeme Şekli" başlıklı 6. maddesinde, ödemenin %30'luk kısmının gümrük çıkışı sonrasında, kalanın varış yerinde teslimi ile taşımacı tarafından düzenlen-ecek faturanın müşteriye ulaşmasından itibaren 3 iş günü içinde ödeneceğinin öngörüldüğü, davacının taşıdığı emtianın varış yeri gümrük işlemlerinin hasara ilişkin rezerv tutanağı tanzim edilmeden tamamlanarak emtianın alıcı emrine, ...'ye hasar şerhi konulma dan veya araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle hasarlı emtia için tutanak düzenlenmeden 17.10.2017'de çekincesiz olarak teslim edildiği, 21.09.2017 tarihli navlun faturasının her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturadan dolayı davacının davalıdan 2017 yıl sonu itibariyle 4.690-USD bakiye alacağı kaldığı, navlun ücretinden kalan borcu için 08.02.2018' tarihinde 4.690-USD bedelli bir iade faturası düzenlediği ve davalının bu faturayı adına tanzimli navlun faturasının düzenlendiği tarihten yaklaşık 4,5 ay sonra 10.03.2018'tarihinde davacıya gönderdiği, taraflar arasında e-mail ile 07.12.2017 ve 10.12.2017 tarihinde yapılan yazışmalarda, taşınan yükün sorunsuz teslim edildiğine dair ....'nin paylaşıldığı, emtianın araca yüklendiği şekilde aktarmasız taşındığı, teslim sırasında emtianın zıyaı ve hasara uğradığı açıkça görülüyor ise en geç teslim anında, görünmüyor ise eşyanın tesliminden itibaren yedi gün içinde taşıyıcıya bildirilmesi gerektiği, aksi halde taşınan emtianın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayıldığı, emtianın 17.10.2017 tarihinde çekincesiz olarak teslim alındığı, davalı tarafça dayanılan e-mail yazışmaları ve tek taraflı düzenlenen 04.11.2017 tarihli tutanak ile davalının süresi içerisinde ihbarda bulunduğunun kabul edilemeyeecği, hasarın taşıma esnasında ve taşıyıcının kusur ve ihmalinden kaynaklandığının ispatlanamadığı,taşıma ücretinden kesinti yapılmasının dayanağı bulunmadığı, alacak itibariyle likit olduğundan efektif satış kuru üzerinden %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedildiği, davanın reddedilen kısmı yönünden ise davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 4.690-USD asıl alacak, 79,30-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.769,30-USD üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte devamına, fazla istemin reddine,%20 oranda hesaplanan 6.388,44-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilirkişinin hukuki görüş bildirilmesinin HMK'nın 279. maddesi hükmüne aykırı olduğunu, ayrıca rapordaki değerlendirmeler hatalı olup, camların kırık gelmesi üzerine karşı tarafa CMR'nin 30. maddesindeki sürede hasar ihbarı yapıldığını, camların hasarlı geldiğine ilişkin hem tutanak tutulduğunu hem de ihbarda bulunulduğunu, sundukları delillerle de sabit olduğu üzere camların müvekkili şirkete hasarlı olarak teslim edildiğini, bu kapsamda 04.11.2017 tarihli tespit tutanağı ve tanık ...'ün ifadelerinin camların hasarlı olarak teslim edildiğini ve hasarın davacıya ihbar edildiğini doğruladığını, mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği hususların deliller ile çeliştiğini, mahkemece deliller hatalı değerlendirilerek ve hatalı bilirkişi raporundaki değerlendirmelerle yetinilerek hatalı bir karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli faturasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflarca imzalanmış olan nakliye sözleşmesi kapsamında davalıya ait cam emtiasının Türkiye'den Tacikistan'a kara yolu ile taşınmasının davacı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, davacı tarafça taşımanın yerine getirilerek navlun bedeline ilişkin olarak davalıya hitaben 21.09.2017 tarihli fatura düzenlendiği, davalı tarafça yapılan kısmi ödeme sonucunda davacı tarafça 4.690-USD bakiye alacak ile 136,56-USD işlemiş faizin tahsili istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine de işbu dava açılmıştır. Taşımanın gerçekleştirildiği sabit olup davalı tarafça, emtianın taşıma sırasında hasara uğratıldığı ileri sürülerek 08.02.2018 tarihli 4.690-USD bedelli, nakliye sırasında kırılan camların yansıtma bedeli açıklamalı fatura düzenlenmiştir. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık, emtianın taşıma sırasında davacı tarafça hasara uğratılıp uğratılmadığı ve varsa hasar bedelinden davacı taşıyıcının sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturacaktır. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının 11.300-USD bedelli faturasının ve davalının kısmi ödemelerinin her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, 2017 yıl sonu itibariyle davacının davalıdan 4.690-USD olduğu ve taraflar arasında bakiyede bir uyuşmazlık bulunmadığı, 2018 yılında davalı tarafından düzenlenen 08.02.2018 tarihli iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Taşıma uzmanı bilirkişiden alınan raporda; emtianın 20.09.2017 tarihinde düzenlenen CMR eşliğinde taşınmasının davacı tarafından üstlenildiği, emtianın varış yeri gümrük işlemlerinin hasara ilişkin rezerv tutanağı tanzim edilmeden tamamlandığı ve işlemleri ikmal edilen emtianın alıcısı emrine, CMR'ye hasar şerhi konulmadan veya araç sürücüsünün iştiraki sağlanarak hasarlı emtia için tutanak düzenlenmeden 17.10.2017'de çekincesiz olarak teslim edildiği, 11.300-USD bedelli 21.09.2017 tarihli navlun faturasının her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturadan dolayı davacının davalıdan 2017 yılı sonu itibariyle 4.690-USD bakiye alacağı kaldığı, davalının navlundan kalan borcu için 08.02.2018'tarihinde hasar bedeli açıklamalı 4.690-USD bedelli iade faturası düzenlediği ve davalının navlun faturasının düzenlendiği tarihten 4,5 ay sonra 10.03.2018'tarihinde davacıya gönderdiği, taraflar arasında e-mail ile 07.12.2017 ve 10.12.2017 tarihinde yapılan yazışmalarda, taşınan yükün sorunsuz teslim edildiğine dair CMR'nin paylaşıldığı, emtianın araca yüklendiği şekilde aktarmasız taşındığı, süresinde hasar ihbarı yapılmadığından davalının navlun faturasından kısmen de olsa kesinti yapmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Emtianın varış yerinde davalıya 17.10.2017 tarihinde teslim edildiği sabit olup, teslim anında davalı tarafça CMR senedine düşülmüş bir hasar şerhi bulunmamaktadır. Davalı tarafça 04.11.2017 tarihli hasar tespit tutanağında, davacı taşıyıcı şirket çalışanı, yetkilisi veya araç sürücüsünün imzası bulunma -maktadır. Yine davalı tarafça delil olarak dayanılan e-posta yazışmaları 07.12.2017 ve 10.12.2017 tarihli olup, içeriklerinde davacının emtianın taşıma sırasında hasara uğradığına yönelik bir kabulü bulunmamaktadır. Davalı tarafça süresinde hasar ihbarı yapılmadı-ğından emtianın hasarsız teslim edildiği yönünde davacı taşıyıcı lehine karine oluşmuştur. Davalı tarafın, CMR senedinde belirtilenin aksini, yani emtianın hasarlı olarak teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Ne var ki davacı tarafça hasarın taşıma sırasında meydana geldiği hususunda, tek taraflı olarak tutulan bir tutanak dışında bir delil sunulmadığından emtianın hasarlı teslim edildiği kanıtlana mamıştır. Buna göre davalının düzenlediği iade faturasının kendisi lehine sonuç doğurması mümkün olmayıp, mahkemece davacı nın bakiye taşıma bedeli alacağına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri ile sınırlı yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.218,64-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 554,66-TL harcın mahsubu ile kalan 1.663,98-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 128-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026