11. Hukuk Dairesi 2011/602 E. , 2012/8060 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/07/2010 tarih ve 2010/282-2010/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen dava davalıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2011/602 E. , 2012/8060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/07/2010 tarih ve 2010/282-2010/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen dava davalıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirkete işyeri poliçesi ile sigortalı bulunan Onur Ev Dek. Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği işyerinin 13.01.2004 tarihinde binanın ortak su saatinin donması ve patlaması sonucu sızan sular nedeniyle dahili su baskınına maruz kaldığını, davalıların hasarın gerçekleştiği binanın kat malikleri olduğunu, işyerinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 17.147.000.000-TL ödenmiş bulunduğunu, bu suretle müvekkilinin sigortalının hakkına halef olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleştirilen davalarda ödenen söz konusu tutarın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım asıl dava davalıları vekili, müvekkillerinin kat maliki olmadıklarını savunmuştur. Birleşen dava davalıları vekili, davacı ... şirketinin poliçe kapsamı dışında kalan başka bir taşınmazdaki zararları ödemiş olduğunu, zararın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusurlarının bulunmadığını, zarar miktarının fazla belirlenmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davalı ... hakkındaki davanın atiye bırakıldığı, diğer davalıların ise hasarın meydana geldiği taşınmazın malikleri olmadıkları, hasarın bina içinde bulunan su saatinin dirsek kısmındaki borunun patlaması sonucu meydana gelmiş olduğu, söz konusu su saatinin bakımının yapılmasından ve arızanın meydana gelmesinden tüm kat maliklerinin sorumlu oldukları, 179 numaralı iş yeri ile 181 numaralı işyerinde meydana gelen 15.268,72 TL hasardan kat maliklerinin bağımsız bölümlerdeki arsa payları oranlarında TTK.’nun 1301. maddesi ve alacağın temliki hükümlerine göre sorumlu bulundukları gerekçesiyle asıl davada davalı ... hakkındaki davanın atiye bırakılması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, birleşen dava davalıları vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava davalıları vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.