5. Ceza Dairesi 2006/12425 E. , 2010/4079 K. "" Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eyleminin ise reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2005 gün ve 2005/359 Esas, 2005/769 Karar sayılı hükümlerin sü…
**5. Ceza Dairesi 2006/12425 E. , 2010/4079 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eyleminin ise reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2005 gün ve 2005/359 Esas, 2005/769 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık hakkında reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/7 ve 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup, temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından katılanlar vekilinin bu suça ilişkin temyiz isteminin CMK.nun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmek üzere, incelemenin sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığa isnat edilen suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...